VATİKAN’DA PAPA İLE GÖRÜŞEN ERDOĞAN’A BÖYLE SESLENDİ: “HAFIZ BU NE İŞ?”

231

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Başkanı Nurullah Ankut, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Papa görüşmesinin ardından yayınladığı arşiv görüntüleriyle birlikte açıklama yaptı.

Ankut, Erdoğan’ın 26 Mart 2017 tarihli konuşmasını hatırlattı. Erdoğan bu konuşmasında “Hayırdır ya? Vatikan’da niye bir araya geldiniz? Papa’nın huzurunda niye bir araya geldiniz? Papa ne zamandan beri Avrupa Birliği üyesi oldu? Haçlı ittifakı kendini eninde sonunda gösterdi” ifadelerini kullanmıştı.

Daha sonra Erdoğan geçtiğimiz gün Papa ile yaptığı görüşmenin görüntülerinini yayınlayan Ankut, “Hafız, bu ne iştir ya?…” diyerek Erdoğan’a seslendi: ”

“Dün, çok değil daha 317 gün önce ‘Haçlı İttifakı’na saydıracaksın, bugünse kalkıp Vatikan’da Papa’nın önünde gerdan kırıp el bağlayacaksın… Anlaşılan, senin kaderin de bu be Hafız… Dün ak dediğine bugün kara demek, dün dost dediğine bugün düşman demek, velhasıl; fırıldak gibi dönüp durmak… Fakat yine de işler tıkırında be Hafız… Yeşil Kuşak Projesi’nin meczuplaştırdığı ‘hülooğğ’cuların hep peşinde senin. ‘Reis’imiz dünya lideri’ diyorlar da başka bir şey demiyorlar.” ifadelerini kullandı.

İşte o görüntüler;

Oda Tv’nin haberine göre, “Hafız, bu ne iştir ya?…” diyerek Erdoğan’a seslenen Nurullah Ankut, şunları söyledi:

“Dün, çok değil daha 317 gün önce ‘Haçlı İttifakı’na saydıracaksın, bugünse kalkıp Vatikan’da Papa’nın önünde gerdan kırıp el bağlayacaksın… Anlaşılan, senin kaderin de bu be Hafız… Dün ak dediğine bugün kara demek, dün dost dediğine bugün düşman demek, velhasıl; fırıldak gibi dönüp durmak… Fakat yine de işler tıkırında be Hafız… Yeşil Kuşak Projesi’nin meczuplaştırdığı ‘hülooğğ’cuların hep peşinde senin. ‘Reis’imiz dünya lideri’ diyorlar da başka bir şey demiyorlar.”

İŞİN SONUNUN BURAYA VARACAĞI BAŞINDAN BELLİYDİ BE HAFIZ

Nurullah Ankut, “Bugünse, işte Sorosçu Kemal’in deyişiyle tıpış tıpış gitmişsin, Vatikan’a, Papa’nın huzuruna…” diyerek açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Senin bu Papalarla işin bir hayli eskiye dayanır be Hafız… 17 Aralık 2004’e gidelim mesela. ‘Kraliçe’nin Gülü’yle birlikte ‘Avrupa Birliği Konseyi Brüksel Zirvesi’ndesiniz. Sonuç bildirgesini Avrupa Hıristiyan Devletler Birliği’ni sağlamayı ana ilke edinen Papa 10. Innocentius’un heykeli önünde imzalıyorsunuz.

Avrupalılar için bu Papa, Haçlılar Birliği’ni temsil eder. O yüzden seni oraya götürdüler, Hafız…

Sen de onu kabul ettin tabiî. Çünkü ABD ve AB önünü açmıştı, seni iktidara taşımıştı. Sen de onlara hem borcunu ödüyordun, hem de hizmette kusur etmezsem efendilerim beni ömür boyu iktidarda tutar, diye düşünüyordun, değil mi?

İyi de hizmet ettin be Hafız…

7 Haziran 2015’e kadar kusursuz biçimde hizmet ettin efendilerine. Ama baktın ki bu hizmet senin de sonunu getiriyor, bu kez işi savsaklamaya, ayak sürümeye başladın. Efendilerin de, hizmette kusur ettiğin için, sana karşı hasmane tutum almaya başladılar.

İşin sonunun buraya varacağı başından belliydi be Hafız…

Ama sen onu göremezdin, bilemezdin…

Onların derdi BOP. Yani Türkiye’yi en az üç parçaya bölmek öncelikle. Sonrasındaysa daha da parçalamak, eğer güç yetirebiliyorlarsa bizleri geldiğimiz yere, yani Asya’ya geri göndermek…

Onlar 1071’den beri bu düşünce ve bu hülya içindeler be Hafız…

Yani Haçlı Seferleri’nden hiç vazgeçmiş değiller onlar.

Eğer zerrece tarih bilmiş olsaydın, ABD ve AB Emperyalist Çakallarına taşeronluk eden, hizmetkârlık eden hiçbir devlet adamının sonunun hayırlı olmadığını görürdün, bilirdin.

Hani sen Suudi dostusun ya; ‘Men dakka dukka’, dersin sık sık…

Halkımız ne der?

‘Eden bulur…’

Sen de hazin sonunla eninde sonunda karşılaşacaksın…

Bugünkü kanunlar uyarınca, hukuka uygun çalışan bağımsız mahkemeler önünde bulacaksın kendini. Er ya da geç…

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!”