Evet, sıra CHP’ye gelmiş…

173
Haber-Analiz | Erhan Başyurt |

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal yazılı açıklama yaparak AK Parti Genel Başkanı da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Enis Berberoğlu gibi tutuklanabileceği sözlerini savunmuş…

‘Kılıçdaroğlu’nun CHP’si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşıyor’ demiş…

***

Ünal, anlam kayması ve dil sürçmesine yer vermemek için yaptığı yazılı açıklamasında bir dizi açık eleştiri yöneltiyor CHP ve liderine;

  • Kılıçdaroğlu’nun ‘MİT TIR’ları ihaneti’nde Türkiye’yi teröre destek veren ülke olarak gösterdiğini…
  • Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi güvenlik açısından riskli ülke gösterdiği ve halkı ısrarla sokağa çağırdığı
  • Kılıçdaroğlu ve CHP’nin ‘kontrollü darbe’ gibi FETÖ söylemlerini kullandığı…
  • CHP’nin, PKK terör örgütü ve uzantıları, DHKP-C terör örgütü ve savunucularının kullanışlı sözcüsü olduğu…

***

Gerçekten komedi gibi…

Bir önceki yazımda ‘Sıra CHP’ye geldi mi?’ diye sormuştum…

Evet, gelmiş!

***

Diyelim MİT TIR’ları soruşturmasında gerçekten de bilgiler Kılıçdaroğlu’na uzanıyor.

Bu soruşturma ‘gizli’ olduğuna göre, Cumhurbaşkanı bu detayı nereden biliyor?

Savcı, bilgi ve belgeleri mahkeme ile değil, rakip partinin liderleriyle mi paylaşıyor?

Ortada apaçık bir yargı müdahalesi ve yönlendirmesi var…

***

İlk başkanlık seçimi öncesi muhalif oyların CHP’ye kaymasını önlemek ve CHP’nin az vekil çıkarmasını sağlamak için kara kampanyaların artacağı anlaşılıyor.

İktidarın, tamamen siyasi denetime aldığı yargıyı CHP’ye karşı da ‘sopa’ olarak kullanacağı anlaşılıyor.

***

CHP, yoğun saldırı altında beklenenden kötü bir performans sergiliyor.

Ünal’ın yazılı açıklamasında yönelttiği her şey birer hakaretten ibaret.

MİT TIR’ları ile yasa dışı yoldan silah sevkiyatı yapılması suçtur.

CHP’nin bu suçun faillerinin cezalandırılmasını istemesi değil, AK Parti’nin failleri koruması ve suçu örtme çabası suçtur…

***

‘Kontrollü darbe’ demek suç değildir. Patenti de kimseye ait değil.

Bu ifadenin kullanılması önlenmek isteniyorsa, darbenin oluş biçimine ilişkin en yetkili ağızların gerçeğe muhalif beyanları aydınlatılmalı ve komuta kademesi ortaya çıkarılmalı…

İkincisi, iktidar hain darbe girişimi ‘karşı devrim’ için bir fırsata dönüştürmekten, baskı ve hukuksuzluklara payanda yapmaktan vazgeçmeli…

***

Aslında AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın açıklamalarını komik kılan sadece bu çarpıklıklar değil.

Ünal, CHP’yi ‘PKK terör örgütü ve uzantılarının sözcüsü’ olmakla suçluyor.

İşte bu en iyisi…

Ünal, PKK lideri Öcalan’ın onayından geçtiği ifade edilen 10 maddelik Dolmabahçe Bildirisi’nin imza töreninde yer alan ve heyet üyesi olarak kameralar karşısına geçen bir isim…

PKK ile İmralı ve Kandil üzerinden ayrı ayrı yürütülen Çözüm Süreci’nin önemli bir aktörü.

PKK ve uzantılarıyla aynı masada oturup, pazarlık yapan, Öcalan onaylı bildiriyi büyük bir başarı gibi halka duyuran AK Partili Sözcü, CHP’yi ‘’PKK ve uzantılarının sözcüsü’’ olarak eleştiriyor.

***

Evet, siyasi ve sosyal linç sırası CHP’ye gelmiş…

CHP, ‘karşı devrim’ sürecinde AK Parti’nin önündeki son kurumsal engel gibi görülüyor.

Bize komik gelen bu suçlamalar ise, yargı çevrelerinde ‘somut delil’ ve ‘siyasi talimat’ olarak çoktan işlem görmeye başlamıştır…

(tr724)