YENİ AKIM: AMPULİZM

Sevgili okur! Size son yıllarda doğmuş bir akımdan bahsetmek istiyorum. Nereden ürediği belli olmayan bu topluluk, 21. yüzyıl da ortaya çıkmış; bir fikri değil, akılsızlığı temsil ediyor.

Evet yanlış duymadınız; Akılsızlık!

Kibirli tavrı, had safhada olan bu toplulukta boş teneke sesi, uzaktan bile oldukça güçlü duyuluyor. Ne yazık ki bu çağda bazı insanlar, beynini kullanıp düşünmekten yana olmadığı içinde, akımın ardında ister istemez bir topluluk oluşuyor.

Birçok düşünür de bu akımın yeni bir din/sizlik üretmeye çalıştıklarını söylüyor…

Adı ise logolarında gizli: Ampulizm…

Neden mi gizli? Birazdan anlayacaksınız…

İslamiyet yanlısı gibi gözüküp aslında dini yozlaştırmaya odaklanmış bir yalan makinesi olan bu akımın genel özellikleri; hedeflerini 2023 manifestosuna dayandırmak ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaktır.

Çalıp çırpmak en üst düzeyde serbest olan bu topluluğun temelinde ‘gizlilik esastır’ maddesi yer alıyor. (fakat bu kısım önemli; açıktan indiregandi yasak, gizliden ayakkabı kutuları içinde taşımak gerekiyor)

Şey gibi yani; açık oy gizli tasnif.

Bak şimdi görüyor musunuz?

Birden 70 yıl geriye gittik.

Ama ordan oraya atladığımı düşünme sevgili okur!

Bu akım böyle bir belâ, ülkeyi geriletiyor işte.

BİRİNCİ VAZİFESİ…

Tahakküme hayran olan ampulizmin en birinci vazifesi ise; insan haklarını çiğnemek. Bu konuda onlara ayak uydurmayan herkesi cezalandırıyor. Önce mesleğiniz tehlikeye giriyor, ardından soluduğunuz hava yasaklanıyor birden. Bu toplulukta mübah olan birşey varsa o da, sadece cuma namazına gidip boy göstermek, he bir de alkışlar eşliğinde iki dua etmek…

Doğru yolda devam edip, Allah yolunda ilerlemek isterseniz  büyük sıkıntı çıkabilir benden söylemesi. Hatta abdest alırken, üzerinizde pijamalarınızla yaka paça gözaltına alınabilirsiniz. Bu insani davranışlara uygun olmayan şovlara, oldukça bayılırlar çünkü.

Cahiliye dönemini aratmayan, insaniyetten yoksun bu akımda başka bir şaşırtıcı özellik ise bir kadının diğer bir kadına yaptığı şiddet…

Gerçi “kadın” tabiri kullanılan şahıs bıyıklı olarak adlandırılıyor ama neyse. Her konuşmasında bir kez daha kadınların yüz AKı, ay pardon yüz KARAsı olarak tarihte yerini alıyor…

Bu akımın karşısında olan, muhalif kesimin ise insani sınırları zorlayan uygulamalar sonucunda ‘delirizm’ diye yeni bir  akım geliştirip toptan akıl sağlığını yitirmesi mümkün gözüküyor…

Çünkü siz karşısında olsanız da, olmasanız da kalbinizde biraz olsun iyilik varsa bile, bu akım bir virüs gibi orayı da ele geçirmek isteyecektir.

Aman dikkat! Bu kadar yobaz ve  cehaletin damarlarını oluşturan bir toplulukla baş etmek gerçekten çok zor…

Eee hırsızlık desen var.

Pudra şekerine düşkünlük var.

Ahlaksızlık var.

Suçsuz yere Silivri’ye sürgün var.

Çocukları aileden koparmak, ülkeden insan atmak, insan kaçırmak var…

Aç bırakmak, açıkta bırakmak, düşene tekme atmak, kadınların öldürülmesini umursamamak var…

Var oğlu var anlayacağınız…

Son olarak unutmadan, kendi okuruna gerizekalı diyen, affınıza sığınarak sözde yazarları da var…

İşte böyle değerli okur! Tek temennimiz en kısa zamanda kurdukları akımın yüküne kapılıp, çarpılıp gitmeleri!

Kendinden başka kimseyi aydınlatmayan bir ampul, dünyamızı ne kadar aydınlatabilir ki?

ZARİFE KARA