Ohal Kalktı, Pasaport Tahdidi de Kaldırılsın

OHAL’de uygulanan, kamu hizmetinden ihraç olanlara yapılan pasaport tahdidi akademisyenleri zor durumda bırakırken, yasal olarak kaldırılması gerekliliği üzerinde duruluyor.
Olağanüstü Hâl (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) görevlerinden ihraç edilen akademisyenler karşı karşıya kaldıkları durumu bu sözlerle tanımlıyor. İhraç edilmelerinin ardından sadece gelirlerinin kesilmediğini, sosyal anlamda da yalnızlığa itilmek istendiklerini söyleyen akademisyenlerin karşılaştıkları sorunlardan biri de pasaport tahdidi. KHK’larda, “terör örgütlerine üyeliği, iltisakı yahut bunlarla irtibatı” olduğu gerekçesiyle ihraç edilen kamu personellerinin pasaport birimlerince pasaportlarının iptal edileceği kaydediliyor.
Kendisi de KHK ile doktorluktan ihraç edilen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da verdiği soru önergeleriyle konuyu gündeme taşıyor. Pasaportlarına tahdit konulanlar arasında yurt dışındaki ailelerini ziyaret edemeyenler oluyor, bazı aileler bölünüyor. Pek çok akedemisyen ise gelirlerinin kesilmesinin ardından yurt dışında ders verebilmek ya da araştırma yapabilmek için kazandığı bursları değerlendiremiyor.
SEYAHAT HÜRRİYETİ SINIRLANAMAZ
Dr. Cenk Yiğiter ise lisans, yüksek lisans, doktora, araştırma görevliliği, öğretim elemanlığı derken ömrünün 20 yılını Ankara Üniversitesi’ne vermiş bir hukukçu. Üniversiteye sosyal bilimler puan dalında Türkiye 256’ıncısı olarak girmiş. Cenk Yiğiter, Hukuk Fakültesi’ndeki görevinden 6 Ocak 2017’de ihraç edildi. Yiğiter, ihraç edilmelerinin ardından, kamu görevlisi olmalarından kaynaklı olan yeşil, gri ve kırmızı pasaportların haricindeki sıradan yurttaşların sahip olabildiği pasaportların da kendilerine verilmediğini hatırlatıyor. OHAL’in kalktığı durumda, hukuki olarak pasaport tahditlerinin de kalkması gerektiğini söylüyor; “Anayasa’nın çok açık bir hükmü var. ‘Hakim kararı olmadığı müddetçe yerleşme ve seyahat hürriyeti sınırlanamaz’ diye. Bu yüzden OHAL’in kalkmasıyla İçişleri Bakanlığı’nın idari talimatını iptal etmesi ve bize pasaport verilmesi lâzım” diyor.
SUÇLU MUAMELESİ GÖRÜYORUZ
Anayasa’nın yerleşme ve seyahat hürriyeti ile ilgili 23. Maddesi’nde, herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu belirtiliyor. Vatandaşların yurt dışına çıkma hürriyetinin, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceği kaydediliyor. BBC’nin haberine göre, Yiğiter ise çoğu vakada bir mahkeme kararı olmaksızın, kanun hükmünde kararnamelerle pasaport tahdidi getirildiğini belirterek, “Hakkımızda hiçbir soruşturma olmamasına rağmen, adeta yurt dışına salınmaması gereken bir suçlu muamelesi görüyoruz” diyor.
‘EGE’DE, MERİÇ’TE ÖLECEKLER KAYGISI TAŞIYORUM’
Pasaport tahdidinin kalkmasına dair önlerinde herhangi bir takvim olmamasından rahatsızlık duyan Yiğiter, meslektaşlarının yasa dışı yollarla ülkeden çıkmaya çalışırken vefat etmeleri ihtimalinden endişeli; “Bu böyle giderse insanlar yurt dışına çıkmak için yasa dışı yolları denemek zorunda kalacaklar. Malumunuz Ege’de, Meriç’te birçok insan ölüyor. Bizim arkadaşlarımızdan birinin de başına böyle bir şey gelecek kaygısını ben yaşıyorum açıkçası.” 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 100 binden fazla kamu görevlisi ihraç edildi. CHP’nin bu yıl hazırladığı OHAL raporuna göre, bu kişilerin arasında 5 bin 705 akademisyen de bulunuyor.