Soykırımının Delili Bir Cinayet ve Bir Ölüm!

Yorum | Erhan Başyurt

Geçtiğimiz hafta medyaya da yansıyan biri cinayet iki ölüm vakası Hizmet’e yönelik yürütülen ‘yok etme’ kasıtlı soykırımı girişiminin hem delilleri hem de bir özeti gibi…

BİR CİNAYET!

Halime Gülsu, 33 yaşındaydı.
Uydurma suçlamalarla cezaevine konulan, işlerinden atılan, açlığa mahkum edilen insanlara maddi yardım için bir grup kadın arkadaşıyla el işi işliyor, içli köfte yapıp satıyordu.
‘Örgüt üyesi’ suçlamasıyla arkadaşlarıyla tutuklandı.
Hakkında henüz hüküm verilmemiş bir tutuklunun dışarıdaki masum mağdur ailesine yardım etmek suç sayıldı.
Gözaltında ve cezaevinde hukuksuz uygulamalara maruz kaldılar.
Kronik hastalığı vardı, raporuna rağmen ilaçları verilmiyordu.
İki kez komaya girdi. Yine de hastaneye sevk edilmedi. Tahliye edilmedi.
67 gün sonra sabah 03.00 sıralarında hakkın rahmetine kavuştu…
Haksız yere tutuklayanlar. Hapse atanlar. Gözaltında kötü muamele edip, cezaevinde tedavi hakkında mahrum bırakanlar. Tahliye etmeyenler… Ve hepsine birden siyasi irade ile talimat verenler… El birliğiyle topluca bir cinayet işlediler. İnsanlığı ve hukuku katlettiler.
Halime Gülsu, ‘FETÖ’ iftirasıyla tutuklanan, kötü muameleye tabi tutulup tedavi hakkından mahrum bırakılarak cezaevinde ölüme terkedilen ve tabutta tahliye edilen onlarca isimden sadece birisi.
Öğretmen Gökhan Açıkkollu, Yargıtay üyesi Mustafa Erdoğan, HSYK üyesi Teoman Gökçe, Polis Memuru Kadir İyice, Doç. Dr. Ahmet Özcerit, İşadamı Ünal Takmaklı, Cumhuriyet Savcısı Seyfettin Yiğit, Kurmay Albay İrfan Kızılaslan, Başhekim Yardımcısı Ali Özer, mühendis Burak Açıkalın, işadamı Ahmet Ok…
Cezaevinde şüpheli ölüm ve tedavi hakkı engellenerek sebep olunan ölümlerin, kasıtlı infazların sayısı 20’yi geçiyor.
***

BİR ÖLÜM!

Geçtiğimiz hafta yürek dağlayan bir acı haber de Yunanistan’a kaçan Esma Uludağ’dan geldi.
KHK ile işinden atılan. 3 ay haksız yere hapis yatırılan ve pasaportu elinden alınan Uludağ, 3, 7 ve 10 yaşındaki 3 çocuğu ile Meriç Nehri’nden geçip Yunanistan’a sığınıyor.
Esma Uludağ, 5-6 saat boyunca 3 çocuğuyla aç, susuz, çamur ve soğukta kaçışını yer yer videoya almış.
Görüntüler zulümden kaçışın belgeseli gibi…
Eşi hakkında da tutuklama kararı var ve daha öncesinde Almanya’ya sığınmış.
Eşi ile ailenin buluşması için eşinin başvurusunun kabulü bekleniyor.
Ancak iki üniversite bitiren ve fizik öğretmenliği yapan Esma hanımın kalbi yaşananlara dayanamıyor ve kalp krizinden vefat ediyor.
Esma Uludağ, Yunanistan’a kaçıp sığınmak zorunda kalan binlerce mağdurdan sadece birisi…
Meriç’ten benzer şekilde tutuklanıp serbest bırakılan ama pasaportlarına el konulan Doğan ve Abdurrezzak aileleri de basit bir bot ile kaçmaya çalışmış ama soğuk sularda 7’si çocuk 9 kişi hayatını kaybetmişti.
Yine KHK ile işlerinden atılan, açlığa mahkum edilen ve haklarında tutuklama kararı çıkarılan 5 kişilik Maden ailesi de Ege’de derme çatma bir tekne veya bot ile kaçmaya çalışırken Midilli açıklarında hakkın rahmetine kavuşmuştu…
***
Halime Gülsu ve Esma Uludağ’ın vicdanları sızlatan ölümleri, Gülen Cemaati’ne yönelik ‘yok etme’ kasıtlı soykırımının bir sonucudur.
Kendisi gibi on binlerce mağdurun sadece bir portresidir.
İçeride kalsalar yalan ve iftiralarla, işkence ve kötü muamele ile adil yargılanma ve insan haklarından mahrum ediliyorlar.
Pasaportları ellerinden alındığı için ölümü göze alarak yurt dışına çıkmaya çalışırken de başka türlü facialar yaşıyor veya katlanılması güç sıkıntılara maruz kalıyorlar.
Hitler’in Yahudiler’e uyguladığı soykırımından hiçbir farkı yok, bugün Hizmet’e mensup ya da yakın olduğu iddiası ile zulme maruz kalanların.
***
‘Ol’ deyince olan Mutlak Güç Sahibi, soykırıma maruz kalan mağdurlara bir an önce felah ve ferah nasip eylesin, soykırımını gerçekleştiren zalimleri de bir an önce ıslah etsin, olmayanları da bir an önce helak eylesin!
(tr724)