Savcılık, Gülen’ın Cumhurbaşkanı Gül’e Yazdığı Mektubundan Sahte Delil Üretti!

Hukuksuz şekilde onbinlerce kişiyi Hizmet Hareketi’ne yakınlığı nedeniyle tutuklayan AKP iktidarı ve güdümlü yargının hakim ve savcıları suçlamak için sahte delil ürettiği ortaya çıktı.
Havuz medyasında yer alan haberlerde, Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı’dan ele geçirilen evraklar içinde, halen tutuklu bulunan hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer’e Fethullah Gülen tarafından mektupla talimat verildiği iddia edildi.

Ancak kısa sürede delil denilen mektubun sahte olduğu ortaya çıktı. Fethullah Gülen’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdiği 22 Aralık 2013 tarihli mektubunun altında yer alan imza kopyalanarak sahte mektup üretildi ve gazeteci Fevzi Yazıcı’nın 17 ay önce el konulan bilgisayarına yerleştirildi.

GÜL’E GÖNDERİLEN İKİ SAYFALIK MEKTUBU KULLANMIŞLAR
‘Örgüt liderinin en somut talimatı’ başlığıyla başta havuz medyasına servis edilen belgenin imza ve Gazeteciler Yazarlar Vakfı’na ait ambleminin Gül’e gönderildiği mektuptan alınarak, photoshop marifetiyle çoğaltıldığı açıkca görülüyor.
KOPYALA YAPIŞTIR MEKTUP ÜRETMİŞLER!
Gülen’in Gül’e gönderdiği mektupda el yazısı imzanın ‘F’ harfi M.Fethullah Gülen isminin üzerinde M harfini kesiyor. Fevzi Yazıcı’da ele geçirildi denen sahte mektupda da imza aynı şekilde M harfini kesiyor. Yine Gül’e gönderilmiş mektubun ilk sayfasındaki GYV amblemi, Yazıcı’nın bilgisayarında çıktı denilen sahte mektuptakiyle birebir aynı.
SAHTE MEKTUBUN İÇERİĞİNDEKİ HATALAR
Sahte mektubun içeriği de tartışmalı ve skandal cümlelerle dolu. Metninin tamamen “cahil” biri tarafından hazırlandığı belli olan mektupta bir imam Hatip öğrencisinin bile yapmayacağı hatalar var.  “Muhterem Asliye Ceza Hakimi” diye başlayan mektupta “Fikriyatımızın paralel” ifadesi oldukça komik. Özel isimlerin ayrımın bilmiyor “Allah’ım” yazacakken “Allahım” diye yazmış. Hazırlayanın “hasebiyle” ibaresinden habersiz olduğu görülüyür. Ki cehaletinden “hesabıyla” diye yazmış. Mektupta kullanılan ve Gülen’in daha önce hiç kullanmadığı bir ifade ise “gözlerinizden öperim” ifadesi. “Lüzumunu hissettim” bir başka yanlış tamlama. Metni yazan “inşâallah” kelimesinin de yazımı bilmiyor olmalı ki “inşallah” diye yazmış. Havuzcuların “Milkport” cehaleti yine kendini göstermiş ve 4 cümlede 6 yanlış yapılmış!
İŞTE GERÇEK MEKTUP

Hizmet Hareketi’ne yönelik kıyım soruşturmalarının çoğunda imzası bulunan İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan tarafından, Amerika’da devam eden Reza Zarrab Hakan Atilla davasında ortaya çıkan skandalları örtmek için bu sahte mektubu delil olarak medyaya servis ettiği ortaya çıktı. Haberlerde Fidan’ın “Kapatılan Zaman gazetesi çalışanının evindeki doküman, ‘salıverme kumpası’na ilişkin Gülen’in verdiği en somut talimat.” dediği de ileri sürüldü.
Sahtecilik, gazeteci davalarındaki delillerin tutarsızlığını ortaya koyarken, buna bir başsavcı alet oldu. Fevzi Yazıcı’nın yaklaşık 17 aydır tutuklu olmasına karşın bu sahte mektubun ilk defa bugün ortaya çıkarılması ve Zarrab davasında gündem değiştirmek üzere medyaya servis edilmesi de dikkat çekti.
BU DA ÜRETİLEN SAHTE MEKTUP

GAZETECİ YAZICI’YA BASKI
Öte yandan 7 gündür avukatıyla görüştürülmeden gözaltında tutulan Yazıcı’ya bilgisayarından çıktığı iddia edilen belgeyi kabul etmesi için baskı yapıldığı ileri sürüldü. Dün emniyet müdürlüğüne giden avukatına soruşturmaya dair hiç bir bilgi verilmezken, bugün soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler havuz medyasına servis edildi.
HAKİMLERİN HUKUKİ TAHLİYE KARARI UYGULANMAMIŞTI
Yargıtay tarafından terör örgütü ilan edilen Selam Tevhid Örgütü davasında haksız yere tutuklanan Samanyolu  Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve yayıncılarla bazı polislerin kanunlar çerçevesinde tahliyesine karar verdikleri için İstanbul Hakimleri Metin Özçelik ve Mustafa Başer haksız yere tutuklanmıştı. Tahliye kararları Silivri Savcılığı ve İstanbul Sulh Ceza Hakimliklerinin hukuksuz müdahaleleriyle engellenmişti.
Evindeki aramalarda delil bulunduğu iddia edilen ve sahte mektup deliliyle bir kez daha iftiraya uğrayan gazeteci Fevzi Yazıcı 1.5 yıldır haksız şekilde Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.
SAHTE PASAPORT VE SÖZDE MASON BELGESİ DE ÜRETMİŞLERDİ
Havuz medyası olarak anılan Sabah, Takvim, Yenişafak, Akit gibi gazeteler daha önce sahte evraklarla ürettikleri onlarca yalan habere imza atmıştı. Takvim’in, ‘Fetö’ye Kardinal Pasaportu Verildi’ manşetiyle sahte pasaport üreterek iftira haberi yaptığı kısa sürede ortaya çıkmıştı. Cemaatin kara kutusu diye adlandırdıkları Nurettin Veren’in sözlerine yer verdikleri manşette Fethullah Gülen’in Vatikan’dan aldığı pasaport diye photoshopla hazırlanmış bir pasaport fotoğrafı bastı. Sahte pasaport üreterek manipülasyon yapmaya çalışanlar bu kez yaptıkları işi eline yüzüne bulaştırmıştı.
Yine Yenişafak’ın ‘Gülen’in Masonluk belgeleri diye internetten satın alınmış ve üstüne çay suyu dökülme efektiyle eskitilmiş uyduruk haberi  30 Mart 2015’te yalanlanmıştı. O dönem Mason Locası bile haberi yalanlamış, iftira olduğunu duyurmuştu.