Erdoğan Ailesinin Tanker Filoları ile Ilgili Yeni Iddialar; O Işadamları 30 Milyon Dolar Ödemiş

Daha önce Başbakan Binali Yıldırım ile ailesinin Hollanda ve Malta başta olmak üzere Avrupa ülkelerindeki 140 milyon Euoruluk servetini ortaya çıkaran  theblacksea.eu isimli internet haber sitesi Erdoğan ve ailesinin tanker filolarına ilişkin çarpıcı iddiaları ortaya çıkarttı. Sitenin haberine göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ailesi, Man Adası ve Malta’daki offshore şirketleri aracılığıyla milyonlarca dolar değerindeki Agdash adlı petrol tankerinin sahibi olmuş.
Petrol tankeri için yapılan anlaşmaya aracılık edenler ise İstanbul’da kurulu Palmali Group’un sahibi Azeri-Türk iş adamı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu ve Erdoğan’ın yakın dostu SOM Petrol’ün sahibi iş adamı Sıtkı Ayan. (TR724 Notu: 17-25 Aralık’tan sonra ortaya çıkan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçen telefon görüşmesinde Sıtkı Ayan’ın 10 milyon dolar rüşvet vermesi görüşülüyor. Kayıtlarda Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan’a “Kucağa oturacaklar, parayı kesinlikle alma. Ne söz verdiyse onu getirecekse getirsin, getirmeyecekse gerek yok. Bunlar ne zannediyorlar bu işi ya” diyordu.)
Malta Files belgelerine göre Ayan 2008’de yedi milyon, Mansimov ise 2008’den beri Erdoğan ailesine gemi için yaklaşık 23 milyon dolar ödemiş.
European Investigative Collaborations (EIC) konsorsiyumunun Malta Files projesi kapsamında yapılan bu araştırma, Türkiye’nin en güçlü ailesinin gizli iş ilişkilerine ve kişisel servetlerini artırmak için devlet imkanlarını nasıl kullandıklarına ışık tutuyor.
İşte o sitede yayınlanan haberin devamı:
Mübariz Mansimov ve Palmali Group
Bundan dokuz sene önce, dönemin başbakanı Erdoğan bir yandan Batı’da Orta Doğu’nun demokrasi modelini kurabilecek bir lider olarak görülüyor, diğer yandan Türkiye’de kendini ve partisini savunmaya çalışıyordu. 2008’in yaz aylarında Ak Parti, Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasından büyük bir zaferle ayrıldı.
İşte tam bu zaferden sonra Erdoğan ailesi para kazanmaya başladı.
Ekim 2008’de Erdoğanlar Man Adası’nda kurulu “Bumerz Limited” adlı aile şirketleri üzerinden Mübariz Mansimov’un petrol tankeri Agdash’ı aldı. “Bumerz” şirketinin adı, Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’in adlarının bir araya getirilmesiyle oluşuyor.
Mansimov ise Bakü doğumlu bir iş adamı. Sovyet ordusunda görev yaptığı ve Sovyetler’in çöküşünden sonra denizcilik işine girdiği biliniyor. Denizciliğe ilk girdiğinde Azeri devleti için çalışan Mansimov daha sonra kendi şirketi Palmali’yi kurdu.
Palmali Group’un filosunda şu anda yüze yakın gemi var. Karadeniz’deki petrol ticaretinin üçte ikisi Palmali gemileriyle yapılıyor. Bu ticaret, Mansimov’u milyarder yaparken onun yerli ve yabancı birçok ünlü iş adamıyla bağlantısını da sağlamış. ABD Başkanı Donald Trump’ı da tanıdığı söylenen Mansimov, geçtiğimiz Ocak ayında Vaşington’da Trump’ın yemin törenine katılmıştı.
Mansimov ve Erdoğan arasındaki dostluk da yıllar öncesine dayanıyor. 1998 yılında işini Azerbaycan’dan Türkiye’ye taşıyan Mansimov, 2006’da Türk vatandaşlığına geçti ve Gurbanoğlu soyadını aldı. Vatandaşlığa geçmesinde Erdoğan’ın rolü olduğunu “Sayın Başbakan [Erdoğan] ‘Niye Türk vatandaşı olmuyorsun’ demişti, doğru dedim ve Türk vatandaşı oldum” diye ifade eden Mansimov’u yakından tanıyan bir kaynak, milyarder iş adamının vatandaşlığa geçmek için Türk hükümetine rüşvet verdiğini iddia ediyor. Bunu kanıtlamak mümkün değil ama eldeki belgeler Erdoğan ailesinin kişisel servetine Mansimov’un büyük bir katkısı olduğunu gösteriyor.

Agdash: Gizli sahipleri Erdoğan ailesi olan gemi.

Hediye gemi Agdash

Milyarder Mansimov ve Türkiye’nin en güçlü ailesi Erdoğanlar arasındaki iş ilişkisi karmaşık bir sistem üzerinden yürüyor. Bu sistem, bulunan belgeler ve kamuya açık sicil verileri incelenerek ilk kez Malta Files projesiyle gün ışığına çıkmış oluyor.
Mansimov, 2007 yılında petrol tankeri Agdash’ı Rusya devletinin iştiraki olan United Denizcilik’e sipariş etti. İnşaat masraflarının bir kısmını ödemek için de Letonya’da bulunan Parex Bank’tan 18,4 milyon dolarlık kredi istedi. Parex Bank, uzun yıllar Doğu Avrupa ve eski Sovyet ülkelerindeki suçlularının kara para aklama bankası olarak biliniyordu. Fakat banka Mansimov’a krediyi hemen o anda vermedi.
Aynı dönemde Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen, İrlanda Denizi’ndeki küçücük bir ada olan ve vergi cenneti olarak bilinen Man Adası’nda Bumerz Limited adlı şirketi kayıt ettirdi. Emekli öğretmen olan ve kameraları sevmeyen İlgen hakkında çok fazla bilgi yok. İddialara göre, Erdoğan’ın başbakan olduğu yıllardan sonra ailenin ticaretle alakalı konularını o üstlenmiş.
Agdash 2007’nin sonbaharında Mansimov’a teslim edildi ve bir yıl boyunca Letonya, Hollanda ve İngiltere kıyılarında ve petrol terminallerinde dolaştı. Ekim 2008’de ise Erdoğan ailesi, Bumerz Limited şirketi üzerinden Agdash’ın kayıtlı olduğu Malta’da kurulu “Pal Shipping Trader One” adlı şirketin tüm hisselerini aldı ve böylece inşa edildiğinde değeri 25 milyon dolar olan tankerin gerçek sahibi haline geldi.
Man Adası sicil kayıtlarına göre, hisselerin Erdoğanlar’a transferinden bir gün sonra, 24 Ekim 2008’de Parex Bank Mansimov’un Agdash için bir sene önce istediği 18,4 milyon dolarlık krediyi Bumerz şirketine vermeye karar verdi. Halka açık sicil kayıtlarında Ziya İlgen’in ismini kredi belgelerinde görmek mümkün.
Ancak Erdoğan ailesi bu kredinin tek kuruşunu bile bankaya geri ödemedi; çünkü Mansimov, Erdoğan ailesinden gemiyi yedi yıllığına kiralayıp krediyi onlar adına geri ödedi. Agdash’ın satıldığı gün Erdoğan ailesinin şirketi Bumerz ile Mansimov’un Karayipler’de kurulu şirketlerinden biri arasında imzalanan sözleşmeye göre Mansimov, “Bumerz Limited’e direkt olarak ya da Pal Shipping Trader One Co Ltd’den [gemiyi] kiralayarak Parex Bank’a [kredinin] tüm taksitlerini ödemeyi” taahhüt etti.
Yani Mansimov, halihazırda kendi sipariş ettiği gemiyi Erdoğan ailesinin şirketine devredip bir de üstüne geminin inşaat masrafını ödemek için alınan krediyi aynı gemiyi kiralayarak yedi sene içinde kendi cebinden ödemiş oldu. Kredilerin geri ödemesi bittiğinde geminin sahibi hâlâ Erdoğanlar’ın şirketi Bumerz olarak kaldı.
Böylece Agdash petrol tankeri Mansimov tarafından Erdoğanlara hediye edildi. 2008 yılından 2015 yılına kadar kredi ödemesi devam eden bu hediyenin bedeli en az 21,2 milyon dolar ediyor.
Gemi için ödenmesi gereken kalan yedi milyon dolar ise Erdoğan’ın çok eski dostu olduğu bilinen iş adamı Sıtkı Ayan tarafından yapılıyor. Ayan’ın bu ödemeyi Agdash için neden yaptığı ise bilinmiyor.

Socar, BMZ gemilerini aldı

Erdoğan’ın Mansimov’a bu büyük “hediye” karşılığında nasıl ayrıcalıklar tanıdığının doğrudan bir kanıtı yok, ancak 2008’den sonra milyarder iş adamının ticaretteki başarısının gözle görülür şekilde arttığı açık.
Azeri-Türk iş adamı, 2010 yılında Port Bodrum Yalıkavak’ı satın aldı ve süper lüks bir marina inşa etti. Daha sonra da yine Bodrum’da bulunan Tilkicik Koyu’nun özelleştirme ihalesine girdi ve 370 milyon lira teklif vererek ihaleyi kazandı.
Mansimov’ın en büyük girişimi ise 2008 yılında yarı hissesini satın aldığı Tekfen İnşaat. Tekfen, Bakü-Ceyhan ve TANAP boru hatlarından geçtiğimiz yıllarda büyük ihaleler kazandı. Tekfen’in sadece TANAP için aldığı ihalenin bedeli yarım milyar dolar.
Erdoğan ve Mansimov ilişkisi karşılıklı çıkarlara dayanarak sürdü. 2015’te Ankara’nın Kürdistan Özerk Bölgesi’nden Ceyhan limanına ham petrol ticareti yaptığı duyulunca, Irak hükümeti duruma büyük tepki göstermiş, ihracat yapan denizcilik şirketlerini kara listeye almıştı. Mansimov, bu diplomatik kriz sırasında hükümetin yardımına koştu, Ceyhan’daki limandan petrolün dışarıya taşınmasına aracı olarak Kürt petrolünün Türkiye’ye akışının devamını sağladı.
Mansimov’un aracı rolü, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki petrol ticaretinde de kendini gösteriyor. Palmali Group, 2007 ve 2008 yıllarında Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattıyla Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelen tüm ham petrolü Ceyhan’dan taşıma yetkisine sahip tek şirket olmak için 10 yıllığına SOCAR’la anlaşma imzaladı.
Mansimov, SOCAR ve Erdoğan ailesi arasındaki ilişki bugün hâlâ sürüyor. The Black Sea’nin araştırmalarına göre SOCAR, Ocak 2017’de Erdoğan ailesinin bir başka şirketi olduğu kamuoyunca bilinen BMZ Group’a ait beş petrol tankerini satın aldı. SOCAR bu işlem için Malta’da kurulu şirketlerini kullandı. Aynı ay içinde hükümet bir KHK ile SOCAR’ın Türkiye şirketlerinden olan Socar Gaz Ticareti A.Ş.’ye üç aylığına kayyum atamıştı.
Erdoğan ailesinin SOCAR’a satılan gemileri, aynı Agdash’da olduğu gibi, Mansimov’un Palmali Group şirketi tarafından kiralanıyordu. Konuyla ilgili daha önce çıkan haberlerde bu gemilerin kredilerinin de Mansimov tarafından kira sözleşmesi dahilinde ödendiğini iddia edilmişti, ancak bu iddiaları destekleyen belgeler bulunamamıştı.
Offshore şirkete yakın dost kalkanı
Erdoğan ailesi Agdash’ın sahibi oldukları gerçeğini olabildiğince gizlemeye çalışmış. Bu ortaklığa yedi milyon dolar koyan Ayan ailesi ise parayı verdikten sonra üç sene boyunca kayıtlarda gözükmüyor. 2011 yılında ise Bumerz’in hisseleri kâğıt üstünde Sıtkı Ayan ve oğlu Bahaddin Ayan’a devrediliyor.
Ancak Ayan’ın gemiyi şirketle beraber gerçekten satın aldığına dair hiçbir kanıt yok. Ayanlar konuyla ilgili sorularımıza da yanıt vermediler. Şirketin devrinden sonra düzenlenmiş olan en az üç belge ise Agdash’ın gerçek sahibinin hâlâ Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen olduğunu gösteriyor. Bu belgelerden en yakın tarihli olanı 2014 yılına ait, yani geminin Ayan’lar tarafından kâğıt üstüne satın alınmasından üç yıl sonra. Bu belgelerden bazıları bizzat İlgen tarafından imzalanmış.
Agdash’ın kiracısı da hâlâ Mansimov. 2015’te Parex Bank’tan alınan kredinin geri ödemesi bittikten sonra Mansimov gemi için Bumerz’le yaptığı kira sözleşmesini beş yıl daha uzatmış. Böylece şu ana kadar Mansimov’un Erdoğan ailesinin kişisel servetine gemi üzerinden eklediği 22,7 milyon dolar ve Ayan’ın eklediği yedi milyon dolarla birlikte ortaklığın toplam maliyeti neredeyse 30 milyon dolara denk geliyor. Mansimov’un uzattığı kira sözleşmesinin süresi 2020 yılında dolduğunda bu servet beş milyon dolar daha artacak.
Milyarder Mansimov ve Ayanlar için Türkiye’nin en güçlü ailesiyle ortaklığın maliyeti günde üç bin dolara denk geliyor. Türkiye Devleti’nin sağladığı imtiyazlarla büyüyen bu ortaklığın kârını ise Erdoğan ailesi bölüşüyor.
Haberde adı geçenlere konuyla ilgili sorduğumuz sorulara yanıt verilmedi.
(TR724)