AKP, Avrupa’yı Ne kadar Oyalayabilir?

MEHMET DİNÇ, STRAZBURG
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ 2 günlük Strazburg ziyareti sırasında Avrupa Konseyi Genel sekreteri Thorbjorn Jagland ve AİHM başkanı Guido Riamondi ile görüştü. Jagland ile birlikte basın açıklaması yapan ikilinin gündeminde OHAL, tutuklu gazeteciler, kapatılan kurumlar, OHAL komisyonu vardı. Jagland yeni kurulan OHAL komisyonunun bağımsızlığı konusunda da uyarılarda bulundu.
Jagland ve Bozdağ birlikte kapalı yaptıkları ikili görüşmenin ardından basın mensuplarının karşına çıktı. 15 Temmuz’da Türk demokrasinin yanında durduklarını belirten Jagland özellikle OHAL ile birlikte başlayan işten çıkarmalar, tutuklamalar, kurumların kapatılması, adil yargılama, medya organları ve gazetecilerle alakalı Türkiye’den teminat ve sözler aldıklarını söyledi. İnsan hakları ihlallerinden dolayı AİHM’e gelen dosya yükü Konsey ve AİHM tarihinin rekoru seviyesinde. Konsey, AİHM üzerindeki  yükü azaltmak için Türkiye ise AİHM karnesini düzeltmek istediğini için ara formül olarak OHAL komisyonu kuruldu. Jagland, komisyonun bağımsızlığı konusundaki endişelerinden olsa gerek OHAL komisyondan bahsederken, bu kurumun bağımsız olarak çalışıp çalışmadığı, alacağı kararların AİHS ve AİHM içtihatları çerçevesinde denetleyeceklerini bir kere daha ifade etmek zorunda kaldı.
RAPORLAR ÖYLE DEMİYOR
Bozdağ ise Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden Türkiye’nin, Konsey’in ilkelerine saygılı olduğunu ve bu değerlerin yüklemesi için çaba sarf ettiğini söyledi. Bu ifadelerin resmi açıklamalardaki klişe söylemlerden ibaret olduğu Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumların raporlarından rahatlıkla okunabiliyor. Uluslararası kurumların raporlarında olanca sesleriyle dile getirdikleri, işkenceler, hukuksuz tutuklamalar, yargının ve medyanın bağımsızlığını yitirmesi “âdet yerini bulsun” türünden cümlelerle geçiştiriliyor.
Örneğin Bozdağ, Avrupa Konseyi ile Türkiye ilişkilerinin kuvvetlenerek devam edeceğini söylerken diğer tarafta Türkiye’de iç siyasete nemalanacak malzeme olsun diye idamın getirilmesi yönünde halkın nabzı yoklanıyor. İdam cezası Avrupa Konseyi’nin kırmızı çizgisi. İdam cezası geldiği takdirde Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliği sona eriyor. Başkanlık seçiminden sonra AİHM’den gelecek milyarlarca Euro tutarındaki tazminatlardan kurtulmak için bu yola girilmesi kimseyi şaşırtmaz.
https://www.youtube.com/watch?v=-NgO6cmyNu8
JAGLAND’DAN UYARILAR
Jagland 15 Temmuz’dan sonra özellikle OHAL ile birlikte işten çıkarmalar, binlerce kurumun kapatılması, basın kuruluşların kapatılması ve gazetecilerin cezaevlerine gönderilmesiyle ilgili Türkiye’ye uyarılarda bulunduklarını söyledi. Her ne kadar inanarak söylemese de Türkiye’de iç hukuk yollarının devam ettiği, mahkemelere, AYM’ye veya AİHM’e müracaat yollarının açık olduğunu söyledi. Buna karşın Türkiye’de sistemin işlemediğini Avrupa Konseyi kendi raporlarında örnekleriyle açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca altında konseyin de imzası bulunan OHAL komisyonunun kurulması bağımsız demokratik sistemin sağlıklı şekilde islemediğinin diğer kanıtı. Jagland her şeye rağmen AİHM’in eğer lüzum görürse müdahale edeceğinin altını çizdi.
Jagland’ın OHAL komisyonu ile ilgili bağımsızlığına vurgu yapmasının ardından Bozdağ, 3 hakimin bulunduğu komisyonun bağımsız olarak işlediğini ve yapılan her müracaatın değerlendirileceğini söyledi. 7 kişiden oluşan komisyonun yüzbinlerce dosyanın altından nasıl kalkacağı, merak konusu. Adalet bakanı, Komisyonun vereceğini kararın nihai karar olduğunu söylese de AYM ve AİHM yolunun açık olduğunu sözlerine ekledi.
VENEDİK KOMİSYONU DA ENDİŞELİ
Avrupa Konseyi’nin anayasal konulardaki danışma organı Venedik Komisyonu da henüz taslak halinde olan raporunda Türkiye’deki siyasi durumuna ilişkin, ülkenin “demokratik sisteminin dramatik bir biçimde gerilediği ve otokratik, tek adam rejimi yolunda olduğu” ifadelerine yer veriyor. 12 Mart’ta son haliyle açıklanacak raporda yeni anaysa değişikliğiyle birlikte güçler ayrılığı ilkesinin tamamen ortadan kalkacağını tüm yetkilerin Cumhurbaşkanında toplanacağını ifade ediyor. Zayıflayan Türk yargısının yeni anaysa ile birlikte tamamen bağımsızlığını yitireceği uyarısında bulunuyor.
Bozdağ, Alman basın mensuplarının, Almanya vatandaşı tutuklu gazeteci Deniz Yücel hakkında sorusu karşısında, Türk yargısının bağımsız olarak işlediğini verilen kararların siyasi olmadığını söylerken herhangi bir mahkeme kararının ardından temyiz yolunun açık olduğunu ifade etti.
bozdağ spot