Saray’a Mavi Marmara Isyanı Büyüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mavi Marmara konusunda “Bana mı sordunuz” çıkışı ve AKP kanadından İsrail’e yönelik “müttefiğimiz” açıklamalarına hükümet destekçisi sosyal medya hesaplarında başlayan isyan, köşe yazılarına uzandı. Karar gazetesinin iki yazarı Hakan Albayrak ve Elif Çakır bugünkü köşelerinde gidişatı sert ifadelerle eleştirdi.
“Müttefik mi? Yuh!” başlıklı bir yazı kaleme alan Albayrak, “Hükümet, beklediğimden hızlı davrandı. “Dost”un ötesine geçip eski Türkiye’nin İsrail’le ilişkiler lügatındaki “müttefik” kelimesini yeniden tedavüle soktu bile. Hem de “stratejik”iyle beraber.” diye yazdı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin “Bizim için İsrail önemli bir müttefik. Gerek ekonomik gerek askeri gerek stratejik anlamda işbirliği amaçladığımız, ülkemizin menfaatlerini en üst düzeyde maksimize edecek ilişki seviyelerinde olmak kaydıyla, böyle bir müttefik ülke, işbirliği yapmamız gereken bir ülke.” sözlerine yer veren Albayrak, “Ne “müttefik”i yahu? Ne “askerî”si? Ne “stratejik”i? Hangi cephede beraber savaşacağız İsrail’le? Suriye’yi mi kurtaracağız beraber? Suriye’nin darmadağınık ve kana bulanmış hali karşısında zevkten kuduran, bu halin mümkün mertebe böyle devam etmesini dileyen, Bağdadi Grubu’ndan bile medet uman İsrail’le!” ifadelerini kullandı.
Yazısını, “Uyanık olmalı, Cumhurbaşkanı ve hükümetin bu süreçteki her adımını dikkatle izlemeli, “normalleşme”nin o eski anormalliğe dönüş istidadı gösterdiği her yerde yüksek sesle itiraz etmeliyiz. “Reisçilik” veya AK Partililik namına onların söylediği ve yaptığı her şeyi kayıtsız şartsız kabul etmek, Erdoğan ve sair hükümet erkânına da zulüm olur. Beşerdirler, şaşabilirler. Uyarılmak haklarıdır.” diye sonlandıran Albayrak, Erdoğan’ın İHH hakkındaki sözlerini yarınki yazısında değerlendireceğini de not etti.
Mavi Marmara çelişkisini köşesine taşıyan Elif Çakır ise Erdoğan’a has “Şimdi bakın, şöyle enteresan bir durum var tabi!” ifadelerini tırnak içinde başlık yaptığı yazısında Erdoğan’ın 16 Temmuz 2014’te söylediği şu cümleleri hatırlattı: “İsrail’in Mavi Marmara’ya bir kini var. Pensilvanya’nın da aynı sebeple Mavi Marmara’ya karşı bir kini var. Ne diyordu? Otoriteden izin aldınız mı? Otorite kim? Güney’deki sevdikleriniz mi, yoksa biz miyiz? Eğer otorite Türkiye’de biz isek, biz zaten o izni verdik?”
Devamında Erdoğan’ın önceki akşam İHH hakkında dile getirdiği “Siz kalkıp da Türkiye’den böyle bir yardım götürmek için günün başbakanına mı sordunuz?” açıklamasına değinen Çakır, bu açıklamayı müteakip sosyal medyada İHH aleyhine kampanya başlatıldığına dikkat çekti.
Çakır yazısını söyle sürdürdü:
“Neyse… Müsaadenizle ben de Cumhurbaşkanımızın diline pelesenk olan cümleden yola çıkarak, “şimdi bakın, şöyle enteresan bir durum var tabi” diyeceğim.
Zira Mavi Marmara’ya öyle sadece bir iftar sofrasında sahip çıkılmamış… Miting meydanlarında “Mavi Marmara, Gazze’ye mama, oyuncak götüren gemi, İsrail, zalim” dendikçe ve halkı coşturduğu da anlaşılınca kullanılmış da kullanılmış!
Tüm konuşmalar aynı olduğu için sadece bir iki örnek.
Tarih 29 Mayıs 2011. Dönemin Başbakanı Erdoğan Kayseri mitinginde konuşuyor:        “Bugün Ortadoğu sokaklarında, caddelerinde ‘şükran Türkiye’ nidaları var. Yere göğe sığdırılamayan bir Türkiye var. Bugün tüm dünya gibi Filistin’e sırtını dönen değil, Filistin’in yanında yiğitçe, mertçe, insanca yer alan bir Türkiye var. Ama ortaya bir Kılıçdaroğlu çıkıyor. İsrail’e ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, biz olsaydık Mavi Marmara’ya izin vermez, onları göndermezdik.Düşünebiliyo r musunuz, Gazze’ye insani yardım gidecek, bunu göndermezdim diyor. Sen ne işe yararsın ya? Kayseri’ye sesleniyorum, 12 Haziran’da Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine, Filistin kaçkınlarına, Mavi Marmara’ya izin vermezdim diyenlere haddini bildirmeye var mısınız?”
***
Tarih 4 Haziran 2011. Seçimlere sekiz gün var. Dönemin Başbakanı Erdoğan Adana’da, halka sesleniyor:
“Biz, CHP’nin yeni Genel Başkanı’nın ulusalcıların, çetelerin bir projesi olduğunu biliyorduk. Bu Kılıçdaroğlu, İsrail’e, Tel Aviv’e her fırsatta selam gönderiyor. Ne diyor? Biz olsaydık Mavi Marmara’yı göndermezdik. Gazze’deki, Kudüs’teki, Ramallah’taki, Nablus’taki fosfor bombalarıyla öldürülmüş o masum bebeklerin hatırına o geminin adını ağzına almaz, onuru varsa kalkar Akdeniz’deki korsanlığı eleştirir. İzin vermemek nedir ya!”
Dönemin Başbakanı Erdoğan, 2011 genel seçimlerinde miting meydanlarında ‘Mavi Marmara’yı zikretmeden konuşmasını bitirmemiş.
Filistin Başbakanı İsmail Haniye 2012 yılında Türkiye’ye gelmiş. Mavi Marmara gemisinin önünde basın açıklaması yapmış. “Mavi Marmara şehitleri sayesinde Filistin’e ambargo kırıldı. Sayın Erdoğan’a ve Türkiye’ye teşekkür ediyoruz” demiş. Dönemin Başbakanı olarak Erdoğan hiç “estağfirullah, benim bir katkım, desteğim yoktu” falan dememiş! Almış teşekkürü, kabul etmiş!
2014 yerel seçimlerinde, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde miting meydanlarını “Mavi Marmara” demiş inletmiş, “O Mavi Marmara ki, Gazze’ye mama götürüyordu kardeşlerim” demiş ağlatmış!..
O Mavi Marmara ki, aslında Akdeniz sularında Gazze’ye ablukayı kırmaya çalışırken, 9 insanımız şehit olurken, Erdoğan’ı ümmetin liderliğine yükseltiyordu…”
Elif Çakır yazısını “Başka da sözüm yok! Acı acı gülüyorum. Nasıl böyle oluyor diye!” cümleleriyle bitirdi.