
Macaristan’da Pazar günü yapılan tarihi seçimde aşırı sağcı lider Victor Orban’ın 16 yıllık iktidarı resmen sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre, muhalif Tisza Partisi’nin 45 yaşındaki lideri Peter Magyar için başbakanlık yolu açıldı.
Kesin olmayan ilk sonuçlar, 199 sandalyeli parlamentoya Tisza’nın 138, Orban’ın partisi Fidesz’in ise 54 vekil göndereceğine işaret ediyor. Yani Tisza, önemli yasal düzenlemeleri yapabilecek çoğunluk için gerekli 133 sandalye barajını aşıyor.
VİCTOR ORBAN’DAN RAKİBİNE TEBRİK
İlk sonuçların ardından Magyar Facebook’tan “Teşekkürler Macaristan” diye yazdı. Alman Spiegel dergisi de Orban’ın yenilgiyi kabul ettiğini, Magyar’ı telefonla arayarak zaferinden dolayı kutladığını aktardı.
Orban Budapeşte’te destekçilerine ve gazetecilere yönelik açıklamasında da yenilgiyi kabul etti. Sonuçları “acı verici” olarak nitelendiren Başbakan, “Seçim sonuçları henüz kesinleşmemiş olsa da net. Bizim için acı verici, ancak kesin” ifadelerini kullandı. Orban sözlerini, “Bize iktidar sorumluluğu ve fırsatı verilmedi. Kazanan partiye tebriklerimi ilettim” diye sürdürdü.
SEÇİMLERE REKOR KATILIM
Orban döneminin sonunu getiren oylama, ülkenin kader seçimi olarak görülüyordu. Seçime katılım da buna paralel şekilde rekor düzeyde oldu. Sandıkların kapanmasına yarım saat kala, yaklaşık 8 milyon seçmenin yüzde 77’si oy kullanmıştı. Bu, Macaristan’da 1990’daki demokratik dönüşümden bu yana görülmemiş seviyede bir katılım oranı.
MERZ’DEN MAGYAR’A KUTLAMA MESAJI
Seçimler Budapeşte’nin yanı sıra Brüksel, Washington ve Moskova’dan da ilgiyle takip edildi.
Sonuçların belli olmasının ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen, “Avrupa’nın kalbi bu gece Macaristan’da daha güçlü atıyor” mesajını paylaştı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de X hesabından yaptığı paylaşımda; “Macar halkı kararını verdi. (…) Güçlü, güvenli ve her şeyden önce birleşik bir Avrupa için güçlerimizi birleştirelim. Tebrikler, sevgili Peter Magyar!” diye yazdı.
SÜRPRİZ RAKİP 2 YIL ÖNCE ORBAN’IN PARTİSİNDEN ÇIKTI
Avrupa’da popülist otokrasinin kıdemli temsilcisi Başbakan Orbán’a karşı iki yıl önce beklenmedik bir rakip çıktı. Yıllarca kendi partisi içinde görev almış Péter Magyar, Orbán’a karşı bayrak açtı. Orbán kabinesinde 4 yıl boyunca Adalet Bakanlığı yapan Judith Varga’nın eski kocası olan karizmatik ve genç lider Magyar, kitleleri peşinden sürüklemeye başladı. Macar halkı beklenmedik bir şekilde sandıktan tek başına iktidar olarak çıkan otokrat Orbán’a karşı kurtarıcı olarak Magyar’ı görmeye başladı. Etkili konuşmasıyla dikkat çeken Magyar’a takılan isim ise ‘Mesih’.
ORBAN’IN YOL ARKADAŞIYDI
Macar halkının kurtarıcı olarak gördüğü 43 yaşında Péter Magyar’ın mesleği avukatlık. Eski bir diplomat olan Magyar, gençliğinden beri Orbán’ın partisi Fidesz’in içinde olan bir isim, yani ‘Orbán sisteminin içinden’ birisi. Ama yakın zaman önce sert eleştirilerle kamu görevlerinden istifa etti ve sıkı bir Orbán karşıtı oldu. O kadar ki, artık Macaristan’ı Viktor Orbán’ın lideri olduğu bir ‘mafya devleti’ olarak adlandırıyor. Magyar, her ne kadar Orbán’ın birinci derece yakın çevresinden olmasa da, Viktor Orbán ve partisi Fidesz için tehlikeli olabilecek kadar önemli biriydi artık.
ORBAN’IN POLİTİKALARINDAN FARKI NE?
Orban ve milliyetçi partisi Fidesz, 16 yılda Macaristan’da medya özgürlüklerini, sivil toplum faaliyetlerini ve yargı bağımsızlığını zayıflattı. Orban özellikle Ukrayna savaşı konusunda Avrupa Birliği (AB) ile neredeyse sürekli karşı karşıya geliyor, Moskova ve Rus lider Vladimir Putin ile iyi ilişkilerini sürdürüyor. Macaristan lideri Avrupa ve NATO’ya şüpheyle yaklaşan ABD Başkanı Donald Trump ile de yakın ilişkilere sahip.
Buna karşılık Magyar, Macaristan’ı yeniden Batı’ya döndürmeyi, Rusya’ya olan enerji bağımlılığına son vermeyi taahhüt ediyor. Magyar kampanya döneminde seçimin, otokrasi ve Avrupa demokrasisi arasında bir “referandum” olacağını söylemişti.
UKRAYNA KONUSUNDA TUTUMU NE?

Orban’dan farklı olarak Ukrayna’nın bir gün AB’ye katılma hakkını ilkesel olarak reddetmiyor ancak Kiev’in hızla üye yapılmasını desteklemiyor. Öte yandan Orban gibi o da Ukrayna’ya silah gönderilmesini reddediyor, Kiev’e yönelik düşmanca söylemleri ise paylaşmıyor.
Her mitinginde Orban ve milliyetçi-popülist Fidesz partisinin Macaristan’ı AB’nin “en yoksul ve en yolsuz” ülkesi haline getirdiğini savunuyor. Brüksel’le ilişkileri düzelterek dondurulmuş AB fonlarının serbest bırakılmasını sağlayacağını, bunun da Macar ekonomisini canlandıracağını belirtiyor.
Kampanyası sırasında Magyar; aksayan sağlık sistemi, toplu taşıma sorunları ve yolsuzluk gibi seçmenlerin günlük yaşamını etkileyen konulara odaklandı.
MAGYAR’IN GÖÇMENLERE BAKIŞI NASIL?
Orban’ın partisi Fidesz gibi Magyar’ın Tisza’sı da göçmen kabulüne karşı çıkıyor. Magyar, Orban döneminde düzensiz göçü engellemek için inşa edilen sınır çitini koruyacağını söylüyor dahası hükümetin misafir işçi programını sona erdirme sözü vererek göç konusunda Orban’dan bile sert bir döneme işaret ediyor. Magyar’ın mitinglerinde tıpkı Orban’ınkinde olduğu gibi çok sayıda ulusal bayrak göze çarpıyor.
















