Avrupa Birliği, 15 Haziran 2026’da Lüksemburg’da düzenlenen Hükümetler arası Konferans’ta Moldova ve Ukrayna’nın katılım müzakerelerinin resmen başlatıldığını duyurdu.
2022’de aday ülke statüsü kazanan iki ülke için uzun süredir beklenen bir dönüm noktası oldu.
İKİ ÜLKE NE ZAMAN AB ÜYESİ OLABİLİR?
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu tarihi an, sadece iki ülke için değil, tüm Avrupa’nın güvenliği ve refahı için bir kilometre taşıdır” ifadelerini kullandı. AB, daha önce Arnavutluk, Bosna Hersek, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Türkiye ile de benzer müzakereler yürütüyor.
Uzmanlar, Ukrayna ve Moldova’nın tam üyelik için gerekli olan ‘AB müktesebatı-Acquis communautaire’ adı verilen yasalar bütününü uyumlaştırmasının yıllar alacağını belirtiyor.
AB’nin daha önce genişleme süreçlerinde aday ülkelerin, siyasi ve ekonomik kriterlerin yanı sıra 35 farklı müzakere başlığını (fasıl) kapatması gerekiyordu. Ukrayna için bu sürecin daha da karmaşık olacağı, zira ülkenin savaş koşullarında reformları hayata geçirmek zorunda olduğu belirtiliyor.
“MOLDOVA, UMUDUNU AVRUPA’YA BAĞLADI”
AB ile Moldova arasındaki Hükümetlerarası Katılım Konferansı, Moldova Başbakanı Alexandru Munteanu, GKRY Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Raouna, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Martina Kos’un katılımıyla gerçekleşti. Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında AB Komisyonu Üyesi Kos, Moldova’yı AB’ye üyelik sürecinde en iyi performans gösteren aday ülkelerden biri olarak nitelendirdi. Kos, “Moldova’nın AB yolculuğu, yeni bir enerji ve güvenilirlik kazandı. Şimdi bu pozitif ivmenin üzerine inşa edecek, çalışmaları daha da hızlandıracak ve Moldovalılara AB ailesine katılma sözümüzü nihayet yerine getireceğiz” dedi.
Basın toplantısında Moldova Başbakanı Munteanu ise, “Moldova halkı, umutlarını ve rüyalarını Avrupa’ya bağladı. Bu nedenle bugün bizim için çok önemli” dedi.
UKRAYNA’NIN ZORLU YOLU
Müzakerelerin başlaması sembolik bir adım olsa da, Ukrayna’nın önünde uzun ve zorlu bir reform süreci bulunuyor. Aralık 2025’te AB ile 10 maddelik bir plan üzerinde anlaşan Kiev yönetiminin, özellikle yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi adımlar atması gerekiyor.
İngiliz The Guardian gazetesinin AB yetkililerine dayandırdığı habere göre, Ukrayna şu ana kadar gerekli reformların yalnızca %15’ini gerçekleştirebildi.
Plan, yargı bağımsızlığını güçlendirmeyi, Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele kurumları olan NABU ve SAPO’nun bağımsızlığını sağlamayı ve hakim ile savcı atama prosedürlerinde köklü değişiklikler yapmayı içeriyor.
MACARİSTAN VETOYU KALDIRDI
Müzakerelerin önündeki en büyük siyasi engel, Macaristan’ın vetosuydu. Budapeşte yönetimi, uzun süre Ukrayna’daki azınlık hakları ve yolsuzlukla mücadele konularındaki endişelerini gerekçe göstererek müzakerelerin başlamasını engelliyordu. Ancak 13 Haziran 2026’da Macaristan Başbakanı Peter Magyar, veto kararını kaldırdıklarını açıkladı. Magyar, bu kararı alırken, Ukrayna’nın üyelik sürecinin Karadağ örneğinde olduğu gibi yıllar alabileceğine dikkat çekti. Karadağ, 2012’den bu yana aday ülke statüsünde bulunmasına rağmen henüz müzakerelerini tamamlayamadı.
