Romanya Haber

SUÇ ORTAĞISINIZ!

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Yeni Türkiye’nin kurulmasındaki aracı Recep T. Erdoğan gibi görülse de gizli özne kesinlikle ülkedeki muhalefet partileridir. Recep T. Erdoğan ülkede tek adam gibi görünüyor ve her pisliğin faturası Siyasal İslamcılara kesiliyor. Ama aslında tam anlamıyla Ergenekon’un istediği bir rejimin kurulduğunu söylemek mümkün. Ergenekon’un yani ülkedeki derin devletin on yıllarca kurmak için uğraştığı bu rejim, yeşil bir urba giydirilip ülkeye yerleştirildi. Bu sistemin yerleşmesinde en büyük pay muhalefetçilik oynayıp, karşıymış gibi görünüp taşları bir bir dizen muhalefet partilerindedir.

Kronolojik olarak hatırlayın. 30 Mart seçimlerinde Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerdeki oy hırsızlığını ve o dönemin muhalefet partileri CHP ve MHP’nin en kritik zamanda sandıkları hırsızlara bırakıp uyumaya gitmelerini hatırlayın. Sonrasında da şaibelerin, ciddi iddiaların arkasına düşmeyişini ve AKP’nin istediği sonucu hemen kabul etmelerini de ekleyin!

Muhalefetin bu dönemde Saray’a asıl kritik katkısı HSYK seçimlerinde oldu. Bugün muhalifmiş gibi görünen solcular da dahil, ülkücü ve kemalist kesimlerin hepsi hükümetin listesinde ittifak ettiler ve HSYK’yi tam anlamıyla hükümetin emrine verdiler. Recep’in üzerinden yeni rejime gerçekten karşı çıkan herkes yargı yoluyla hizaya getirilmesinin yolu açılmış oldu. Yargı siyasetin köpeği haline gelmeye başlamıştı, kim köpek olmak istemiyorsa HSYK tarafından operasyona maruz kalıyordu.

2015 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçilen adaydan, kimsenin sorumluluğu almadığı seçim kampanyalarına bugünkü gözle baktığınızda aslında seçimi kaybetmek için yarışa girdiklerini anlamak zor değil. Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı  Ekmelettin İhsanoğlu’nun da aslında Saray’ın emrinde olduğu da bir zaman sonra ortaya çıkmıştı.

Zaman içinde AKP’nin eriyip gittiğini görenler muhalefetin küçük ortağı MHP’ye gizli destekten açık desteğe doğru yön değiştirmesini söylediler. Öyle ya AKP çoğunluğu kaybetmek üzereydi ve eğer kaybederse Ergenekon’un istediği yeni Türkiye’nin kuruluşu sekteye uğrayabilirdi.

90’lı ve 2000’li yıllarda bir takım mahfillerin sürekli olarak milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyen taleplerini hatırlayın. Derin devlet ve onun ağzıyla yazıp çizenler sürekli olarak milletvekili dokunulmazlığını gündemde tutuyorlardı. Ergenekon’un yıllardır süren bu talebi de MHP desteğiyle Recep T. Erdoğan eliyle gerçekleştirilirdi. Millet Meclisini fiilen ortadan kaldıran bu değişikliğe CHP’nin verdiği desteği hiç ama hiç unutmamak lazım.

16 Nisan 2017 Başkanlık referandumunu ve seçim sonu muhalefetin tutumunu hatırda tutmak lazım. YSK skandal bir kararla mühürsüz oyları geçerli saymış ve şaibeli bir şekilde evet kazanmıştı. Kamuoyu bu skandala itiraz ederken ve herkes seçimdeki şaibeyi tartışırken CHP’nin gündeminde seçimin şaibesi hiç yoktu. Tartışmanın alevlendiği bir sırada AKP’nin imdadına CHP yetişti ve tartışmayı gündemde tutacağına önümüzdeki seçimlerdeki hedeflerinin o yüzde elli biri ikna etmek olacağını beyan ederek alelacele havlu attığını beyan etti. Şaibe tartışmaları da bu açıklamayla kaybolmuş yeni rejimin inşasında önemli bir evre muhalefetin yardım ve yataklığıyla aşılmıştı.

24 Haziran seçimlerindeki kepazelik de herkesin gözü önünde oldu. Seçimlerden önce mangalda kül bırakmayan, kimsenin oy çalmasına müsaade etmeyeceklerini, sandıklara ve sonuçlara on binlerce kişiyle sahip çıkacaklarını avaz avaz bağıran CHP ve İYİ Parti’nin başı çektiği muhalefet tam seçim günü milyonlarca insanı yüzüstü bırakıp ortalıktan kayboldu. Muharrem İnce’yi o gece sadece İsmail Küçükkaya’nın Whatshap’ı görmüştü. ‘Adam kazandı’ diye herkesten önce havlu atarak, kimsenin seçimi ve sonuçlarını tartışmasına müsaade etmedi. Bir kritik evrede yine muhalefet üzerine düşeni yapmış ve yeni Türkiye’nin legal sanılmasını sağlamıştı.

Bugün ülkedeki muhalefetçilik tiyatrosu kimseyi aldatmasın, muhalif siyasetçilerin ‘öyle şey mi olur bu asla kabul edilmez’ tarzı komik açıklamalarına bakıp aldanmayalım yeni rejime gerekli ne kadar kritik evre varsa rejimin kurucularına hep destek verdiler. Ve hep bir şey yapıyormuş, artık muhalefet edecekmiş gibi yaparak bunları gerçekleştirdiler. En son Berberoğlu tutuklandığında Adalet yürüyüşüne çıkan Kılıçdaroğlu’ndan ve CHP’den bir daha haber alınamadı.

Ülkenin çivisi çıktı, bebekler hapsediliyor, yüzbinlerce insan hiçbir suç işlemedikleri halde tutuklanıyor, her gün hukuk tarihine girecek skandalların bini bir para, bırakın diğerlerini kendi vekilleri tutuklanıyor. CHP, İYİ parti mıy mıy etmeye devam ediyor. Muhalefet ediyormuş gibi yapıp yeni rejimin iyice kökleşmesi, yerleşmesi için muktedirlere zaman kazandırıyor. En son Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’deki hak ihlallerini kınayan bir karara karşı CHP’li vekillerin aleyhte oy kullandıklarını da hatırlayın.

Türkiye’de bir Baas rejimi Siyasal İslamcıların zafer naraları arasında kuruldu. Bindikleri geminin nereye gittiğini hiçbir zaman anlayamayan, ellerine verilmiş küçük cam parçacıklarının ışıltılarıyla mest olmuş İslamcı takım nasıl bir belanın goygoyculuğunu yaptıklarını anladıklarında çoktan iş işten geçmiş olacak.

Saray’a ve yeni Türkiye’ye muhalifmiş gibi yapıp Hizmet’e, ‘ne yaptıysanız AKP ile birlikte yaptınız’ diyenlere söylüyorum: Hayır hayır asıl siz bu yeni Türkiye’yi birlikte kurdunuz. En büyük suç ortağı sizsiniz.

(TR724)