Romanya Haber

Boğaziçili Öğrencinin Annesi: “Bana, Aileme ve Oğluma Yapılan Bu Şiddeti Kabul Edemiyorum; Oğlum Vatan Haini Değil”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla tutuklanan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleri Meclis’te basın toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıya CHP’li Orhan Sarıbal, Sezgin Tanrıkulu, Nurettin Demir, Hüseyin Çamak ve Ali Şeker katılırken, öğrenci ailelerinden ise Bülent Nazım Yılmaz, Hasan Yıldız, Belgin Öztürk ve Tevfik Tulay katıldı.

“FAKÜLTE BİRİNCİSİ OĞLUM BİR ANDA TERÖRİST İLAN EDİLDİ”
Tutuklu öğrencilerden Yusuf Noyan Öztürk’ün annesi Belgin Öztürk’ün konuşması ise herkesi duygulandırdı. Yerli ve milli olmadığı söylenen çocuklardan birinin annesi olduğunu söyleyen Öztürk, “Yusuf Noyan Öztürk’ün annesiyim. Oğlum Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Sosyoloji Bölümü çift anadal öğrencisidir. Fakülte birincisidir. Bir anda terörist, komünist ilan edildi. Ben bana oğluma ailemize yapılan bu şiddeti kabul edemiyorum; çünkü benim oğlum hayatınızda tanıyabileceğiniz en naif insandır. Geçen yıl yemekhane iftar saatinde kapatılıyor diye, imza toplayıp arkadaşları rahat yemek yiyebilsin diyen bir çocuktur. Benim oğlum vatan haini değil ama benim oğlum düşünen, zeki, olayları anlamaya çalışan biridir. Ben oğlumla gurur duyuyorum.” dedi.
Toplantı konuşan CHP’li Mehmet Tüm, açıklamasında şunları söyledi:
“Boğaziçi Üniversitesi’nde 19 Mart tarihinde Afrin operasyonu sonrası birtakım tartışmalar yaşandı. Bu gelişmelerden sonra AKP’nin Genel Başkanı Erdoğan ekranlara çıkıp ‘terörist, vatan haini, komünist, gayri milli’ ilan ederek savaşa karşı barış isteyen öğrencileri hedef gösterdi. Sonrasında gözaltılar yaşandı ve gözaltındaki öğrencilerin 10’u ‘terör propagandası yapmaktan’ tutuklandı. Erdoğan yargıya talimat veriyor, yargı da hemen harekete geçiyor. İfade özgürlüğü, eğitim hakkı, kısacası Anayasa, Erdoğan tarafından talimatla rafa kaldırılıyor. Hiç kimse düşüncesinden dolayı Anayasal hakkından mahrum bırakılamaz. Üniversiteler bilimin ve aydınlığın merkezi olarak, her zaman özgür düşüncenin ifade edildiği ortamlar olmuştur. İnsanlar savaşa karşı barışı savunduğu için asla haklarından ve özgürlüklerinden alıkonulamaz, hedef gösterilemez ve yargılanamaz.”
“Okuldaki öğrenciler ve öğretim görevlileri tedirgin durumda, aileler de artan baskılar karşısında kaygı içindeler. Öğrencilere sürekli gözdağı veriliyor, takip ediliyor ve tehdit ediliyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde kamuoyuna yansıyan olaylarda herhangi fiziksel bir şiddet yaşanmamıştır. Biz, CHP olarak, eğitim hakkına sonuna kadar sahip çıkacağız, savunacağız. Eğitim hakkı Anayasal bir haktır, hiç kimse engelleyemez. Üniversiteler halkımızındır, gençlerimizindir. Tutuklanan gençlerin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Ülkemizde savaş çığırtkanlığının değil, barış dilinin kazanacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın.”
‘Türkiye’nin en parlak öğrencilerini böyle baskı altında tutmayın’
CHP’li Sezgin Tanrıkulu konuya ilişkin “Toplantı ve gösteri ve yürüyüş hakkı temel bir insan hakkıdır, hiçbir şekilde suç değildir. Öğrenciler Boğaziçi’nde görüşlerini ifade etmiştir. Cumhurbaşkanı ise kutuplaştırıcı ve ötekileştirici bir üslupla öğrencileri hedef göstermiştir. Ben yargıya sesleniyorum, sizin de evlatlarınız var. Türkiye’nin en gözde üniversitesinin en parlak öğrencilerini böyle baskı altında tutmayın.” dedi.
CHP’li Orhan Sarıbal ise “Gençler üniversitelerde huzursuz. Sokakta insanlar huzursuz doğada canlılar huzursuz. AKP ve Saray rejimi topluma zarar veriyor. OHAL koşullarıyla ülkeyi zapturapt almaya çalışmaktadır. Kimsenin ses çıkarmasını istememektedir. Barış, demokrasi, özgürlük kelimelerinin konuşulması dahi istenmemektedir. Boğaziçili çocukları içeri atabilirsiniz ama seslerini kesemezsiniz. Onların bir an önce serbest bırakılmalarını ve eğitim haklarının iade edilmelerini talep ediyoruz.” dedi.

CHP’li Nurettin Demir de, “Bugün 100 binin üzerinde öğrenci ya hapishanede, ya tutuklu ya da okullardan uzaklaştırılmış durumda. Biz aileleri ve öğretim üyeleri adına iktidarı aklıselime davet ediyoruz. Bu çocukların geleceğiyle oynamayın. Bunların geleceğiyle oynayanlar kendi gelecekleriyle oynarlar.” dedi.
Tutuklu öğrenci babası: ‘Biz bu öğrencilerin hedef tahtasına çıkarılmasını kabul etmiyoruz!’
Tutuklu öğrencilerden Deniz Yılmaz’ın babası Bülent Yılmaz şöyle konuştu, “Bizim görüşme talebimiz tüm siyasi partileredir. Tutuklanan öğrenciler, öğrencilik yaşamlarının her döneminde birçok başarıya imza atmış öğrencilerdir. Bu öğrenciler sanata, resme, tiyatroya, folklora düşkün ve yetenekli öğrencilerdir. Bu öğrenciler insanı seven, iyilikten yana olan ve kötülüğü de kabul etmeyen bunu da toplumla paylaşabilen öğrencilerdir. Ortada ne şiddet, ne yaralama ve hatta ne de bağırma vardır. Biz bu öğrencilerin hedef tahtasına çıkarılmasını kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın eğitim hakkı kısıtlanmıştır. Dünyanın en büyük üniversiteleri bu öğrencilere kapılarını açtı. Bu yetenekli öğrencilere ‘Türkiye’de okumak hakkı vermek istiyor musunuz’ sorusunun yanıtını vermek durumundayız. Taraflı basın organları ve köşe yazarları çocuklarımızı aşağılayan yayınlara devam ediyorlar. Bizim çocuklarımızın yetenekleriyle, zekalarıyla baş edemeyeceklerini hepsi görecektir.”