Semih Terzi’nin eşi olmaktan 18 yıl hapis cezası: “GATA’ya ‘Semih Terzi oradan canlı çıkmayacak’ şeklinde telefon geldi”

515

15 Temmuz gecesi vurularak öldürülen Birinci Özel Kuvvetler Tugayı Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi’nin eşi Nazire Terzi’ye 18 yıl hapis cezası verildi. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada Nazire Terzi ve avukatı Ertuğrul Cem Cihan hazır bulundu.

559 gündür tutuklu bulunan Nazire Terzi savunmasını “Tahliye ya da başka hiçbir şey talep etmiyorum, gerçeklerin ortaya çıkmasını talep ediyorum” diyerek sonlandırdı.

Duruşma Savcısı, Nazire Terzi’ye yöneltilen darbeye teşebbüs, tehdit, anayasal düzeni ortadan kaldırma gibi suçlardan ‘beraat’ talep ederken, örgüt üyeliği suçlamasından ise cezalandırılmasını talep etti.

Davaya müdahil avukatlar ise tüm suçlardan ceza talep etti. Savcılığın mütaalasını yenilemesinin ardından TCK 309-1’inci madde kapsamında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Suçu’ndan ceza verildi. Müebbet gerektiren bu suç, Nezire Terzi’nin fiillerinin “yardım” kapsamında olduğu gerekçesiyle indirime tabi tutuldu. Nezire Terzi’ye 18 yıl hapis cezası verildi.

NEZİRE TERZİ’NİN SAVUNMASI

559 gündür tutuklu bulunan Nezire Terzi savunmasında eşi Semih Terzi’nin K. Irak’tan çağrılması ve ardından ölümüne kadar geçen süreyi detaylarıyla anlatarak başladı.

Nezire Terzi şöyle konuştu:

“Televizyon haberlerinden öğrendiğim kadarıyla yargılanma sebebim Semih Terzi’nin eşi olmak.
Eşim Semih Terzi, 15 Temmuz sabahı Kuzey Irak’tan Türkiye’ye döndü ve Silopi’ye gitti. 16 Temmuz 02:30’da Ankara’ya geldi. Ölüm saati ise otopsi’ye göre 15 Temmuz 23:30…

Yani eşim otopsi raporuna göre daha Ankara’ya gelmeden vurulmuş görünüyor. Bu sahte otopsi raporunu düzenleyenler araştırılmadı ve yargılanmadılar. Sonradan bu rapor düzeltildi.

Eşimin GATA’ya geliş saati 06:01. Yani vurulduktan yaklaşık 4 saat sonra hastaneye getiriliyor. Tanık beyanlarına göre hastaneye geldiğinde oturabiliyor ve konuşur vaziyette. Anlatıldığı gibi anlından vurulmuş değil. Sırtından vurulmuş durumda.

Daha sonra GATA’ya “Semih Terzi oradan canlı çıkmayacak” şeklinde telefon geliyor. Eşim Semih Terzi müşahade odasına alınıyor ve ardından ölüyor.

GATA’ya o telefon geldi çünkü Semih Terzi’nin anlatacaklarından korkuyorlardı.

Anlının ortasından vurulması yalan. 7 kez otopsi raporunu istedim verilmedi. Sonra bir şekilde temin ettim. Elinde silah olmayan, sırtından vurulan biri. Ömer Halisdemir’in ölüm raporu ve otopsisi neden duruşmada okunmuyor. Eşimin öldürülmesi olayı nefsi müdafaya sokuluyor. Oysa silahı yok ve sırtı dönük, bu nasıl nefsi müdafaya sokulabilir?

Ömer Halisdemir’in ölüm raporlarının ve olayının araştırılması gerekiyor. Çünkü o gece Özel Kuvvetler personeli olmayan kişilerin Özel Kuvvetler Binası’nda olduğuna ilişkin iddialar var. Oysa bu kesinlikle yasak ve hiçkimse o binaya giremez.

Eşimin ölüm haberini televizyondan alt yazı şeklinde gece gördüm. Hemen Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın eşi Nursel Aksakallı’yı aradım. Televizyonda eşimin öldürüldüğünün yazdığını, durumu kocasına sormasını istedim. Nursel Aksakallı gülerek ‘olur mu öyle şey’ dedi ve Zekai Aksakallı’nın şu an çok yoğun olduğunu söyledi. Ancak sonra ortaya çıktı ki Zekai Aksakallı o gece yoğun değilmiş, eşinin psikolojisi çok bozuk olduğu için onun dizinin dibinde teselli etmeye çalışıyormuş.

GATA’yı arayıp ölüm emri verenlerin kim olduğu bilindiği halde işlem yapılmıyor. Sahte ölüm raporunu kim yazdı? Özel Kuvvetler Komutanlığı davasında tanık olarak dinlenmemi talep ettim. Olayın öncesi ve sonrasına ilişkin anlatacaklarım vardı. Ancak dinlenmedim. Neden?

Biliyorsunuz 559 gündür tutukluyum ve avukatım yok. Sadece bir kere görüşüme bir avukat geldi ancak daha sonra asker olduğunu söyleyen iki kişi arayıp tehdit etmiş ve o avukat da çekildi. Sağolsun Ertuğrul Cem Cihan karar duruşması öncesi gelip avukatlığımı üstlendi.

Bu şartlar altında savunma yapıyorum. Çocuklarım her gün babalarının öldürüldüğüne dair resimlerinin olduğu okullara gidiyor.

Noter görevlisini tehdit ettiğim için de suçlanıyorum. Bu görevlinin kendisi televizyonda bıçakla beni nasıl kovaladığını anlatıyordu.

Ben hiçbir örgütün üyesi değilim.

Ne tahliyem ne de başka birşey umrumda değil ben sadece gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum.”
Nezire Terzi’nin savunmasını tamamlamasının ardından avukatı ve aynı zamanda ODA TV avukatlarından olan Ertuğrul Cem Cihan söz aldı. Savunmasında Nazire Terzi’nin örgüt üyeliğinden yargılanmasının hukuki hiçbir tarafı olmadığı üzerinde duran avukat Cihan, tüm suçlardan beraat talep etti.

KARAR

Nazire Terzi ve avukatının savunmalarının ardından savcılık, tehdit ve anasayal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından beraat, örgüt üyeliği suçundan ise mahkumiyet talep etti.

Davaya müdahil olan avukatlar ise savcılığın mütaalasına katılmadıklarını, tüm suçlardan mahkumiyet talep ettiklerini dile getirdiler.

Ardından mahkeme heyeti kararını açkıladı. Heyet, tehdit suçunun unsurları oluşmadığı için beraat verirken, TCK 309/1’inci maddeden mahkumiyet verdi.

TCK 309. madde Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu içeriyor ve müebbet hapis cezası gerektiriyor. Mahkeme heyeti, Nezire Terzi’nin fiillerinin bu suça yardım kapsamında olduğu için indirime gitti ve aldığı toplam cezayı 18 yıl olarak açıkladı.