CEZAEVLERİNDE ‘KÜÇÜK PRENS’ DE YASAK..

199

Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalan M.K. isimli tutukluya gönderilen, “Robinson Crosue”, “Küçük Prens”, “Ali Baba ve Kırk Haramiler”, “Peter Pan”, “Tom Sawyer” adlı kitaplar “kurumun güvenliğini tehlikeye düşürebileceği” gerekçesiyle verilmedi.

Kitapların verilmeme gerekçesi ise, Cezaevi Müdürlüğü tarafından şu sözlerle ifade edildi: “Ekli listede bulunan yayınların yapılan incelemeler sonucu ders kitabı olmadığı, şifreli ve kontrolsüz haberleşmeye yol açıp kurum güvenliğini tehlikeye düşürebileceği, ayrıca OHAL süresince terörle mücadele kapsamında kurumumuza gelen yazılarda belirtildiği üzere terör suçunda bulunan tutuklu ve hükümlülere dışarıdan gelen yayınlar aracılığıyla şifreli ve kontrolsüz haberleşme sağlayabileceği anlaşıldığından hükümlü ve tutuklulara verilmemesine… oy birliğiyle karar verildi.”

15 Temmuz kurgu darbe girişiminden sonra haksız şekilde tutuklanan çoğu İstanbul Silivri, Bakırköy, Ankara Sincan’nda bulunan gazeteci-yazar ve akademisyenlere yönelik mektup, kitap yasağı getirilmişti. Benzer uygulamalar farklı cezaevlerine de sıçramıştı.

KÜÇÜK PRENS

Dünyanın en çok satan ve okunan kitapları arasında yer alan Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943’te yayımlanan masal kitabı. Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü’ne düşen pilotun Küçük Prens’le karşılaşması ile başlayan kitap yirmi yedi bölümden oluşur. Özellikle Küçük Prens’in yurdundan ayrılıp altı ayrı gezegene yaptığı gezileri anlatan bölümlerde bazı tipik yetişkin yaşam biçimlerinin eleştirisi yapılır. Kralın gezegeni otorite tutkusunu, sanatçının gezegeni, kendini beğenmişliği ve sanatçının toplumla yitirmiş olduğu iletişimsizliği, sarhoşun gezegeni, umutsuzluk ve buna dayanan unutma isteğini, işadamının yaşadığı gezegen, amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeni anlamsız ve sorgulamaksızın yerine getirilen görev duygusunu, coğrafyacının yaşadığı gezegen ise bilimi kimin için yaptığını unutan bilim adamını ve bilim anlayışını sembolize eder. (Wikipedia)