‘RÜŞVETÇİNİN HAKKINI KORUYORSUN, LİNÇ EDİLEN ASKERİ KORUMUYORSUN..’

196

Kılıçdaroğlu: Linç edilen askeri neden korumuyorsun? Rüşvetçinin, sahtekarın hakkını koruyorsun?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk‘te Ece Üner‘in sorularına cevap verdi. Sivil suçlulara yargı muafiyeti tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, “Bakanlar Kurulu ya da KHK İle af getiremezsiniz. Ama siz af getirmiş oluyorsunuz. Geleceğe yönelik düzenleme getiriyorsunuz. Bu bir af, gelecek için de dokunulmazlık. Vekillere sağlanan dokunulmazlıktan daha büyük dokunulmazlık. Devlet kendi silahlı kuvvetlerini saf dışı bırakıyor” dedi.

Türkiye’de Anayasa’nın uygulanmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Anayasa Mahkemesi’ne 121. maddesini hatırlatmak isterim. Milli eğitimin, kış lastiğinin, taşeronun OHAL ile ne ilgisi var. AYM’ye tarihi bir fırsat sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘ENİS BERBEROĞLU SİYASİ REHİNDİR’

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“O kararı veren hakim değildir. Enis Berberoğlu orada siyasi rehindir. Ne kusuru var Berberoğlu’nun. AYM’nin kararı var. Hangisi devlet sırrı. Dünyada bilmeyen mi var. Cumhuriyet yayımlanmadan önce internet sitelerinde vardı.

Birisi Erdoğan’a bilgi versin. Amerikan’ın yapmasına izin vermezler. Bütün dünyanın lanetlendiği örneği veriyorsunuz. Tek tip olayı da ilginç bir konudur. Şu anda Ceza İnfaz Kanunu var.”

‘BİR KİŞİ HER TÜRLÜ GÜCÜ KULLANIYOR, HİTLER GİBİ’

“Aşağılayıcı muamele ediyorsunuz. İnsan haklarına bakması lazım. Türkiye’yi dünyaya rezil ediyorlar. Dikta kuralları geçerli. KHK ile yönetiyorlar. Bir kişi her türlü gücü kullanmaktadır. Buna Almanya’da Hitler’e doğru denirdi.Yargı bağımsızlığı yoktur. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.”

“AHMET ŞIK’IN SAVUNMASI HOŞUNA GİTMEDİ, İZİN VERMEDİLER’

“Herkesin can ve mal güvenliği var mı diyelim. Yargı bağımsızlığıdır bunun teminatıdır… En kutsal hakkını yasakladı. Savunma iktidarın hoşuna gitmedi diye izin vermiyorlar. Savunmasına bile tahammül edemiyorsunuz. Bu KHK ile savunma hakkı da kısıtlanıyor.”

‘TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU VAR’

“Türkiye’nin beka sorunu var. Şu anda daha fazla var. Bütün dünya ile kavgalıyız. Suriye’nin, Irak’ın iç işlerine neden karışıyorsunuz. Sonunda Türkiye zarar görüyor. Uçak düşürdüler, Erdoğan ve Davutoğlu yarıştı. “Talimatı ben verdim” dedi. Söylem ile eylem arasında tutarlılık olmalı. İlişkileri düzetlmelerinde her türlü desteği vermeye hazırız dedik. Türkiye’nin geleceğini bu zatlar bozdu.”

‘ZARRAB RÜŞVET VERDİ KESİN, DELİLİ VAR’

“Üç bakana ve genel müdüre rüşvet verdiği kesin, delili var. Türkiye Cumhuriyeti’nin temsil eden avukat rüşvet verdiğini kabul etti. Bu davayı yeniden açalım dedim. Çözelim düğümü, üç bakanı yeniden Yüksek Divan’a gönderelim. Bu dosyayı açmak Türkiye’nin gururunu kurtarır. Bunların ağzından çıkanlarından haberi var mı? Ayakkabı kutusuna dolarları saklamış, siz paraları iade ediyorsunuz. ABD ‘de avukat “Rüşveti verdi “diyor. Bizde üç bakana rüşvet verdi ABD’lileri ilgilendirmiyor zaten.

Zarrab’ı eleştirdim. Erdoğan en son 26 Nisan’da “Benim babamın oğlu değil, vatandaşımdır. Kendi vatandaşlarının hukukunu korumaktır” diyor. Linç edilen askeri neden korumuyorsun? Komutanın emrine uyan değil mi? Rüşvetçinin, sahtekarın hakkını koruyorsun? Tek cümle olumsuz bir şey demediler. Siz zaten dünyaya rezil olmuşsunuz, ben ne yapayım? Kesinlikle Türkiye’nin beş kuruş ödememesi gerekiyor. Tazminat ödenmesi gerekirse, bir kuruş bile ödememesi lazım, karşı çıkacağız. O paraya bulsunlar onu ödesinler. Ya da kendi mallarını satsınlar, ödesinler.,

Bu ülkenin saygın hukukçularına güveniyoruz. Onlar bu toplumun umut ışığıdır. Zarrab için iki kez nota verdiler. Gitti orada her şeyi öttü. Niye şimdi mal varlığına el koydular. 3 rüşvet alan bakan var. Muammer Güler, Egemen Bağış, Zafer Çağlayan yurt dışına çıkamazlar. Rüşvet olaylarının üzerine gitmelidir.”

‘BELGELERİ AÇIKLADIK, O ŞİRKET NE ŞİRKETİ?’

“Süleyman Soylu benim muhattabım değil. Şu belge sahte desinler. Açıkladık belgeleri. O şirket ne şirketi? Bana hakaret etmene gerek yok. Binlerce yoksulumuz, işsizimiz var. Ayaz bebek gece donarak öldü, açlıktan ölen Kübra bebek için sormam lazım. Gel vergini öde diyorsun vatandaşa, sen de öde. Ben milli ve yerliyim diyorsun. Ben bu milletin vicdanına sesleniyorum. Zarrab’ı takip etmek bizim işimiz değil. Man Adası olayını keşke Zarrab’dan sonra verseydiniz daha çok kamuoyu oluşurdu diyenler var. Türkiye’den vergi kaçıranlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağız.

Türkiye vergi cennetlerinden gelen paralarla ilgili tedbir almak zorundadır. Vergi cennetine para giderse yüzde 30 kesinti olacak. Vergi cennetleri tespit edilecekti. 11 yıldır tespit edemediler. Neden bulunmuyor? Kimin akrabaları oralarda şirket koruyorlar. Ekmek, kefen bezi alırken vergi veriyor vatandaş, bunlar bir sterlinlik şirket kuruyorlar. Korkuyorlar, açıklamıyorlar. Yeri zamanı gelince böyle belgeler olacak yine.

Bu ülkede namuslu bürokrat var. Türkiye bu kadar sahipsiz bir ülke değil. Birçok belge geliyor. Biz inceliyoruz sonuna kadar. Sadece dekont ile hareket etmiyoruz. Sahte olsaydı bunlar meydan meydan gezerlerdi. “Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığı”nı kaldıralım derlerdi.

Kızım 100 bin dolara satıyor dairesini. Mektup yazdı o gazeteye.1 milyon doları yan yana görmedik hayatımızda. Ailemin malvarlığını inceleyebilirler.”