‘PHOTOSHOP MEKTUP’, BYLOCK YALANINI ÇÖKERTİYOR!..

266
Yorum | Erhan Başyurt

ABD’de itirafçı olan Reza Zerrab ifşaatlarıyla birilerinin canını fazlasıyla sıkmış olmalı.

Zarrab açıkça her şeyi söyledi;

‘2012’de bu yana 160 milyon dolar rüşvet verdim… İran ambargosunu ‘nitelikli örgütlü çete’ olarak deldik… 5 bankayı bakanların araya girmesiyle yasadışı ticaret için kullandık… 17 Aralık operasyonundan rüşvetle salındıktan sonra da ABD’de yakalana kadar ‘tepeden talimatla’ kara para aklamaya ve hayali ihracata devam ettim…’

***

Halkbank Genel Müdür Yardımcısı iken ABD’de yakalanan ve Zarrab’ın aleyhinde şahitlik ettiği Hakan Atilla’nın avukatları mahkemeye photoshopla üretilmiş sahte bir mektup sunmuşlar.

Zarrab duruşmada, grafikler çizerek hayali yöntemini anlatmış ve hayali ihracat belgelerini photoshopla ürettiklerini ‘Yaşasın photoshop’ diyerek paylaşmıştı.

Parası hükümet tarafından ödenen Hakan Atilla’nın avukatları da, ‘Yaşasın photoshop’ denilerek üretilen sahte belgeleri rezil olmak pahasına mahkemeye sunmuşlar…

***

Sahte mektup, iddiaya göre, Zaman Gazetesi’nin Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı’nın bilgisayarında her ne hikmetse 17 ay sonra tam da Reza Zarrab’ın ifşaatları sırasında bulunmuş…

Daha doğrusu Yazıcı’nın bilgisayarında bulunmuş gibi gösterilmiş…

Yazıcı, bir buçuk yıldır tutuklu. İddianamesi kabul edildi. Birkaç duruşmaya çıkarıldı. Ne böyle bir belgeden bahsedildi ne de kendisine böyle bir suçlama var.

Ancak Yazıcı, sahte belge üretildikten sonra, Vatan’a alınıp kendisine 9 gün ‘kabul etmesi’ için ailesiyle şantaj ve baskı yapılmış.

Yazıcı’nın bilgisayarına el konulduğunda ‘imajının’ alınıp bir kopyasının kanunen kendisine verilmesi gerekiyor.

Şayet verildi ise, şayet mektup imajda da varsa, böyle bir şantaja ve baskıya ne gerek yok. Direkt olarak delil yerine geçer…

Ama Gülen’in Abdullah Gül’e gönderdiği mektuptan imzası photoshopla kopyalanıp sahte olarak mektup üretildiği için, Yazıcı’ya şantaj ve baskı yapılıyor.

Yazıcı, şu an Silivri’de tek kişilik hücreye alınmış ve ilaçları dahi kendisine verilmeyerek yalan ve iftirayı kabule zorlanıyor…

***

Fevzi Yazıcı, yakından tanıma şerefine eriştiğim, gerçek bir tasarım dahisi…

Henüz üniversitede öğrenci iken gazete ve haber dergisi tasarımı yapabilecek kadar kabiliyetli bir insan.

Hayatımda tanıdığım en beyefendi gazetecilerden birisi…

Harika bir insan.

Zaman’ın 2001 yılındaki yeni tasarımı tamamen onun eseri.

Sayısız uluslararası tasarım ödülünün sahibi.

ABD’de eğitim gördüğü sırada, bir dönem Bilal Erdoğan ile aynı evi paylaşıyor…

O’nun siyasete hiçbir ilgisi olmadığını, ‘delilik’ derecesinde sadece dünyasının tasarımdan ibaret olduğunu azıcık tanıyan herkes bilir.

Yazıcı, kendisinin dahli olmayan bir reklam filmi bahane edilerek aylardır masum yere hapis yatırılıyor.

Yazıcı’ya uygulanan bu zulme sessiz kalmak zulme ortak olmaktır.

Sevgili Yazıcı’ya uygulanan zulmün ve baskıların bir an önce bitmesini ve hak ettiği şekilde bir an önce salıverilmesini tüm kalbimle diliyorum…

***

Gelelim sahte mektuba…

Photoshopla üretilen komik derecedeki mektuba göre, Fethullah Gülen Hocaefendi ağır ceza hakimleri Metin Özçelik ve Mustafa Başar’a tutuklu polisleri salıvermeleri için ricacı oluyor.

Metin Özçelik ve Mustafa Başar, polislere verdiği tahliye kararlarının üzerinden bir hafta geçmeden tutuklanıp, ‘hâkim güvencesi’ yok edilerek hapse atılmışlardı.

Doğu Perinçek’e tutuklama kararı veren Özçelik daha önce Perinçek’in kaldığı 17 no’lu hücreye, Başar da 25 no’lu hücreye tek başlarına konulmuş ve Ergenekon ve 17/25’in intikamı mesajı verilmişti…

Hâkim Özçelik ve Başar, aynı zamanda ByLock kullanmakla suçlanıyorlar…

Şimdi sıkı durun, Özçelik ve Başar reddettikleri halde ByLock kullanmak ve ‘silahlı terör örgütünden gizli talimat almakla’ suçlanıp cezaya çarptırıldılar.

Şimdi de aynı hakimler, Zarrab’ın 17 Aralık’tan rüşvetle kurtuldum açıklamasını örtmek için photoshoplu bir mektup ile talimat almakla suçlanıyorlar…

***

Sonuç olarak, photoshopla üretilmiş sahte bir belgeyle Yazıcı zulme maruz kalıyor.

Savcılar, sahte belge üreterek ya da üretilmiş sahte belgeyi hukuksuz şekilde şantaj ve baskı aracı yapıyor.

17 Aralık’a ‘yargı darbesi’ diyerek gerçeklerin üstünü örten iktidar, şimdi de sahte bir mektupla Zarrab’ın itiraflarını itibarsızlaştırmaya çalışıyor.

En önemlisi de, photoshopla üretilmiş bu sahte belge, iktidarın on binlerce insana zulme vesile kıldığı ‘ByLock üzerinden kriptolu haberleştiler’ yalanını kendi elleriyle çürütüyor.

(tr724)