İflas kararı garantiyi kaldırmıyor; TMSF, Bank Asya’daki mevduatı son kuruşuna kadar ödeyecek

574
HABER ANALİZ | SEMİH ARDIÇ

İstanbul 1’inci Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Bank Asya hakkında iflas kararı vermesi mevduat garantisini ortadan kaldırmıyor. Bankacılık Kanunu’na göre 100 bin TL’ye kadar olan mevduat devlet garantisi altında.

Fiilî durum resmiyet kazanmış oldu. Bank Asya’nın batırılması son üç-dört senede mala karşı işlenen suçların başında geliyor. Fâilleri açısından zaman aşımına girmeyecek kadar ağır bir suç daha işlendi ve Bank Asya kapatıldı. Başka mecralara çekilmesi bu hakikati değiştirmez.

İflas masası bankanın varlıklarını elden çıkaracak, mudilerden piyasa kadar bütün alacaklılara gerekli ödemeler yapılacak. Mudi haricindeki alacaklarda kamunun alacaklarına öncelik tanınacak. Mudiler her halükârda parasını alacak.

BDDK KARARI EVLERE ŞENLİK

Bank Asya 20 Temmuz 2016’da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmişti. Devir kararında, şirket ortaklarından kaynaklanan herhangi bir suistimale, likidite yetersizliği ya da taahhütlerini yerine getirememe gibi bankanın fona devredilmesinin önünü açan maddelere atıf yapılmamıştı.

Bir başka ifadeyle Bank Asya, iktidar istedi diye hukuk ayaklar altına alınarak TMSF’ye devredilmişti. Kasasında 1,7 milyar TL öz kaynağı ve 3,5 milyar TL mevduatı (katılım payı) olduğu halde bu karar alınmıştı.

MUDİ DEVLETTEN 2,5 MİLYAR TL ALACAKLI

Aradan geçen zaman zarfında mevduatın 972 milyon lirası ödendi. Kalan 2,5 milyar TL ‘haklarında soruşturma olduğu’ iddiasıyla hak sahiplerine ödenmedi. Vakıf Katılım şubelerinde bu kişilere veya vekillerine herhangi bir mahkeme kararı da gösterilmedi.

Mahkemenin iflas kararı 100 bin TL’ye kadar hesabı olan mudileri alakadar etmiyor. Banka batsa da el konulsa da hakkında iflas kararı verilse de TMSF garanti dahilindeki tutarları er ya da geç ödemek mecburiyetinde.

FAİZSİZ BANKACILIĞIN LİDERİYDİ

1996’da faizsiz bankacılığı yaygınlaştırmak maksadına matuf faaliyete başlayan Bank Asya, 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının intikamını almak isteyen (devrin Başbakanı) Recep Tayyip Erdoğan tarafından hedef tahtasına konuldu.

Erdoğan, sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 18 olan ve 200’den fazla şubesi olan Bank Asya için, “Ne dedikodusu. Bu banka battı.” diyecek kadar ileri gitmiş, Bankacılık Kanunu’na göre suç işlemişti.

Aynı iftiraları iktidara yakın gazete, televizyon ve internet siteleri günlerce yayınlamış, fakat BDDK ve Sermaye Piyasası Kurulu bankayı batırmaya dönük haberler hakkında tek işlem yapmamıştı.

BU DAVA AİHM’DE BİTECEK

Bank Asya ortaklarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Tahkim’de bankalarının alenen ve iktidar marifeti ile batırıldığını ispat etmesi hiç zor olmayacak. Zira Erdoğan daha geçen hafta AKP grubuna hitap ederken Bank Asya’ya nasıl tuzak kurduklarını itiraf etmişti.

Havuz medyasındaki iftiralara hükûmet sözcülerinin, BDDK ve SPK’nın sessiz kalması ‘batırma teşebbüsüne’ dair delil niteliğini haizdir.

AİHM’in Kentbank ve Demirbank’a haksız biçimde el konulduğuna dair verdiği kararlar emsal niteliğindedir. Türkiye bu davalar bittiğinde Bank Asya ortaklarına milyarlarca dolar tazminat ödemekle mükellef olacak.

“Faiz lobisine karşıyız.” diyen Erdoğan, ne hazindir ki faizsiz bir bankayı kendi elleriyle mezara gömdü. Müteessir olmamak ne mümkün!

(TR724)