Gidince Değerini Anladığımız Adam..

HABER-PORTRE | EFE YİĞİT

Mircea Lucescu ismi 2000 yılından itibaren hep gündemimizde oldu. 2004’te ülkemizden ayrılan Lucescu, ne zaman Galatasaray, Fenerbahçe veya Beşiktaş’ta işler ters gitse gündeme geldi. Neredeyse her sezon uçağa bindi geliyor diye manşetler atılan Mircea Lucescu ‘geliyor, geldi, gelecek’ tartışmalarının olmadığı bir dönemde Türkiye’ye döndü. Bu kez kulüp değil milli takımı çalıştıracak.
TERİM’DEN SONRA GELDİĞİ İÇİN SEVİLMEDİ
Galatasaray’ı üst üste 4 yıl şampiyon yapıp, başarısını UEFA Kupası ile taçlandıran Fatih Terim 2000’de görevinden ayrılınca Mircea Lucescu göreve gelmişti. Daha Florya’ya adım atar atmaz spor basının eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Fatih Terim’le kıyaslayan spor basını Romen hocayı karizmatik bulmadığı gibi, kıyafetini bile demode diye eleştiriyordu. Güzide basınımız için Lucescu’nun futbol bilgisi ve kalitesinin önemi yoktu. Ancak tüm bunlara kulaklarını kapayan Lucescu, ilk başarısını UEFA Süper Kupası’nı hem de Real Madrid’i yenerek elde etti.
Türkiye’deki ilk sezonunda Galatasaray ligi ikinci sırada bitirirken, asıl büyük başarıyı Şampiyonlar Ligi’nde gösterdi. Devler Ligi’nde sarı kırmızılı ekibi gruptan çıkarıp çeyrek final oynatan Lucescu, kulüp tarihinin en başarılı Şampiyonlar Ligi serüvenine imza atmış oldu. Artık Türkiye’ye alışan Lucescu ikinci sezonunda Galatasaray’ı şampiyonluğa taşıdı.  Ancak ne kadar başarılı olursa olsun Romen hocayı basın bir türlü kabullenemiyordu. Bu koroya başkan adayı Özhan Canaydın da eklendi. Başkan olması halinde ‘gönüllerdeki teknik adamı’ göreve getireceğini vaat eden Özhan Canaydın, başkan seçilince sözünde durup, Lucescu’yu gönderdi ve koltuğu yeniden Terim’e verdi.
BEŞİKTAŞ’TA TARİH YAZIYORDU Kİ…

Bu kez 100. yılında şampiyon olmak isteyen Beşiktaş yönetimi, Galatasaray’dan gönderilen Lucescu’yu göreve getirdi. Beşiktaş yönetiminin kararındaki isabet daha ligin 12. haftasında liderliğin gelmesiyle ortaya çıkıyordu. Sezon sonuna kadar liderlik koltuğunu kimseye kaptırmayan siyah beyazlı ekip şampiyon oldu. Daha da önemlisi, Beşiktaş’a şampiyonluğu getiren gol Lucescu’nun Galatasaray’dan getirip seyircisi ile barıştırdığı Sergen Yalçın’dan gelmişti ve golü attığı takım da Galatasaray’dı!
Artık Türk futbolunda Lucescu damgası vardı. Beşiktaş, Luce’li ikinci sezonuna fırtına gibi başlıyordu. 2003-04 sezonunun ilk devresinde oynanan 17 maçın 13’ünde sahadan galip ayrılan Beşiktaş 4 maçta berabere kalırken yenilgi yüzü görmeden en yakın takipçisi Fenerbahçe’nin 8 puan önünde devreyi lider kapatıyordu. Ligin ikinci devresinin ilk maçında Beşiktaş, Samsunspor’u ağırlarken futbol tarihimizin en unutulmaz maçlarından biri oynandı.
Cem Papila’nın yönettiği maçın ilk yarısı oldukça gergin geçerken Beşiktaş’tan Zago, İbrahim ve Ahmet Yıldırım kırmızı kart görüyor takımlar soyunma odasına 1-1 berabere gidiyordu. Hakem Papila, maçın 69. dakikasında bu kez kırmızı kartını Pancu için çıkarıyor, Beşiktaş sahada 7 kişi kalıyordu. Samsunspor’un 4-1 önde götürdüğü maçın 85. dakikasında İlhan Mansız da oyundan atılınca, Cem Papila maçı bitirdi. Federasyonun skoru 4-0 olarak Samsunspor lehine tescil etmesiyle Beşiktaş’ın düşüşü başlamıştı. Beşiktaş, sezon sonunda devreye 8 puan önünde girdiği Fenerbahçe’nin 14 puan gerisine düşüp ligi 3. sırada bitirirken, Lucescu istifa edip ülkemizden ayrıldı.
12 YILDA 8 ŞAMPİYONLUK VE UEFA KUPASI
2004’te başkanlığını milyarder işadamı Rinat Ahmedov’un yaptığı Shakthar Donetsk’i çalıştırmaya başlayan Lucescu, Ukrayna futbol gündemine Dinamo Kiev’in hegemonyasını yıkan adam olarak oturdu. 2004-2016 arasında aralıksız 12 yıl Shakthar Donetsk’i çalıştıran Lucescu, Ukrayna takımını sadece ligde değil Avrupa’da saygı duyulan bir takım haline getirdi. 12 yıllık süreye 8 lig şampiyonluğu, 6 Ukrayna Kupası ve 7 Ukrayna Süper Kupası başarısı sığdıran Lucescu, 2009’da Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda oynanan UEFA Kupası’nı Werder Bremen engelini geçerek kaldırmayı başardı. Ukrayna futbol tarihine en başarılı teknik adam olarak adını yazdıran Lucescu, 2016’da bu kez Zenit Petersburg’u çalıştırmaya başladı. Rusya Ligi’ndeki ilk yılında Zenit ligi 3. sırada bitirip Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyince görevine son verildi. 1 yıllık Rusya macerasında Rusya Süper Kupası’nı hanesine yazdırdı.
Lucescu, Shakthar Donetsk yıllarında sadece takımını şampiyon yapmadı. Brezilya’dan takıma kazandırdığı genç ve yetenekli isimlerin yıldızını parlatıp Avrupa’nın önde gelen kulüplerine sattı. Örneğin 6 milyon Euro’ya satın aldığı Alex Teixeira’yı 50 milyon Euro’ya, 8 milyon Euro’ya aldığı Douglas Costa’yı 30 milyon Euro’ya elden çıkarma başarısını gösterdi.
BU KEZ KURTARICI!
Zenit Petersburg’dan gönderildikten sonra boşta kalan Lucescu’nun adı UEFA Avrupa Ligi yolunda İsveç’in isimsiz Östersunds takımına elenen Galatasaray’ın gündemine geldi. Galatasaray’ın spor direktörü olarak göreve getirmek istediği Lucescu, Terim’in istifasıyla boşalan milli takıma gelerek sürprize imza attı. Teknik adamlık kariyerinin daha ikinci yılında Romanya milli takımını çalıştırmaya başlayan Lucescu 1981-86 arasında görevde kalmıştı. Milli takım tecrübesi olan bir isim olarak Lucescu 72 yaşının verdiği tecrübeyle artık Türkiye’de. Ancak bu kez gelişi oldukça farklı. İlk geldiğinde kabullenilmeyen Lucescu bu kez kurtarıcı olarak görülüyor.
(TR724)